Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2022/133 Esas, 2022/289 Karar

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.06.2022 tarihli ve 2022/133 Esas, 2022/289 sayılı Kararı ile sanık ... hakkında son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına ilişkin karar verilmiş, verilen kararın itiraz edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57942 sayılı yazısı ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57942 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“Dosya kapsamına göre, sanığın Şanlıurfa Barosu Adli Yardım Bürosunca görevlendirilmesinin ardından davacı birleşen dava davalısı müşteki vekili sıfatıyla takip ettiği Şanlıurfa 3. Aile Mahkemesinin 2019/749 esasına kayden görülen boşanma davası sırasında, müvekkili müştekinin, tarafına ilettiği tanıkların isimlerini mahkemeye sunmayıp dinletmeyerek ve davalı birleşen dava davacısının cevap dilekçesine karşı cevaba cevap dilekçesi sunmayarak, ayrıca mahkemece, eşya iadesine konu eşyalar ile bu eşyaların harca esas bedelini ve ziynet eşyalarının iadesi davasında harca esas bedeli bildirmesi için tarafına iki haftalık kesin süre verilmesine dair ihtaratı içeren 13.10.2020 tarihli duruşma zaptını 20.10.2020 tarihinde elektronik tebligat yoluyla tebellüğ ettiği hâlde, gereğine tevessül etmeyerek yargılama sonunda davacı müştekinin açtığı davanın reddine, ev ve ziynet eşyalarının iadesi davalarının açılmamış sayılmasına, birleşen davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, 10.000,00 Türk lirası maddi, 15.000,00 Türk lirası manevi tazminatın müştekiden alınarak birleşen dava davacısına ödenmesine dair 12.01.2021 tarihli ve 2021/20 sayılı aleyhe kararın verilmesine neden olduğu hususları bir arada değerlendirildiğinde, toplanan mevcut delillerin son soruşturmanın açılması için yeterli olduğu, delillerin takdir ve değerlendirilmesinin de davayı görecek olan mahkemesine ait bulunduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1.Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.03.2022 tarihli ve 2022/2311 Soruşturma, 2022/750 Esas, 2022/156 numaralı İddianamesiyle suç tarihinde Şanlıurfa Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan ve Şanlıurfa 3. Aile Mahkemesinin 2019/749 Esas sayılı dosyasında görülmekte olan boşanma davasında davacı-karşı davalı şikayetçinin vekilliğini üstlenen sanığın, şikayetçinin bildirdiği tanıkların isimlerini mahkemeye bildirmeyerek, cevaba cevap dilekçesi sunmayarak, dava konusu edilen ev eşyalarının nelerden ibaret olduğunu ve ev ile ziynet eşyalarının harca esas değerlerini bildirmesi için verilen kesin süreye rağmen gereğine tevessül etmeyerek asıl davada boşanma davasının reddine, ev ve ziynet eşyalarının iadesi davalarının açılmamış sayılmasına, birleşen davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, 10.000,00 Türk lirası maddi, 15.000,00 Türk lirası manevi tazminatın şikayetçiden alınarak birleşen dava davacısına ödenmesine dair kararın verilmesine neden olduğu ve bu şekilde görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddiasıyla hakkında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.

2.Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.06.2022 tarihli ve 2022/133 Esas, 2022/289 sayılı Kararı ile duruşmaların olduğu dönemde sanığın hamile ve raporlu olduğu, şikayetçinin dava konusu edilen ev eşyalarını aldığını sanığa bildirdiği, dava dilekçesinde ziynet eşyalarının açıkça yazılarak bildirildiği, görevi kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için tek başına norma aykırı davranışın yeterli olmadığı, fiil sebebiyle kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olunması ya da kişilere haksız bir menfaat sağlanması gerektiği, sanığın iddia edildiği gibi ihmali davranışıyla şikayetçinin mağduriyetine neden olmadığı, açılan davada şikayetçinin kusurlu taraf kabul edilmesinden sanığın sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

3.Dosya kapsamına nazaran, sanığın ihmali davranışının olmadığı gibi boşanma davasında şikayetçinin kusurlu taraf kabul edilmesinden sanığın sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; Şanlıurfa 3. Aile Mahkemesinin 2019/749 Esas sayılı dosyasının dava dilekçesinde tanık listesinin bilahare sunulacağı bildirildiği halde aşamalarda tanıkların dinlenmesi sağlanmadığı gibi verilen kesin sürede mahkemece istenilen hususların yerine getirilmediğinin ve şikayetçi aleyhine verilen Şanlıurfa 3. Aile Mahkemesinin, 12.01.2021 tarihli ve 2019/749 Esas, 2021/20 sayılı Kararının kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılmadığının anlaşılması karşısında mevcut delillerin son soruşturmanın açılması için yeterli olduğu, delillerin takdir ve değerlendirilmesinin de son soruşturma aşamasında davayı görecek olan mahkemesine ait bulunduğu anlaşılmakla, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.06.2022 tarihli ve 2022/133 Esas, 2022/289 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3.5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dosyanın Mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.10.2023 tarihinde karar verildi.

***