Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/74 Esas, 2022/1279 Karar

SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

Sivas 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.06.2021 tarihli ve 2020/235 Esas, 2021/168 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e madde-fıkra ve bendi gereği beraatine hükmolunmuştur.

B. İstinaf

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2022/74 Esas, 2022/1279 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi

Sanık avukatın mağdur ile yaptıkları sözleşme gereği dava masraflarının sanık tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığına, sanığın duruşmalara katılmadığı gibi yatırması gereken masraflar konusunda da müvekkilini bilgilendirmeyerek davanın usulden reddine dair karar verilmesine ve hak kaybına neden olduğuna, sanığın müvekkilini bilgilendirdiğine ilişkin dosyaya somut bir delil sunamadığına, üzerine atılı ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Adana Barosuna kayıtlı avukat olan sanığa, davacı mağdur vekili sıfatıyla takip ettiği Gürün Asliye (İş) Hukuk Mahkemesinin 2016/45 esasına kayden görülen işçi ile işveren ilişkisinden kaynaklanan alacak davasının 25.04.2018 tarihli duruşmasında bilirkişi ücretinin yatırılması hususunda iki haftalık kesin süre verildiği, sanık avukatın eksik gider avansını yatırmak üzere mahkemeden ek süre talebinde bulunması üzerine talebin kabulüne karar verilerek 29.05.2018 tarihli muhtıra ile, sanığa iki haftalık kesin süre içerisinde belirtilen eksikliklerin yerine getirilmemesi halinde davanın usulden reddedileceğine dair ihtarda bulunulduğu, sanığın verilen kesin süreye rağmen eksik gider avansını yatırmamasından dolayı dava şartı yokluğu nedeni ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2. maddesi gereğince davanın reddine karar verildiği anlaşılmakla; sanığın bilirkişi ücretinin yatırılması hususunda mağdura bilgi verdiğine dair dosyaya herhangi bir delil sunamadığı, verilen kesin sürede gider avansını yatırmadığı gibi mağduru da bu konuda bilgilendirmeyerek mağduriyetine neden olduğu nazara alınarak sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,

Kabule göre de;

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1. maddesi, suçun mağdurunun aynı kişi olmasını suçun zorunlu unsuru haline getirmiş iken, 08.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5377 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile anılan madde ve fıkraya eklenen "Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır" hükmü ile zincirleme suçun kapsamının genişletilmesi ve mağduru aynı kişi olsun ya da olmasın maddenin son fıkrasındaki istisnalar dışındaki tüm suçlarda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün hale getirilmesi karşısında, sanık avukatın yargılamaya konu eylemi ile Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.02.2022 tarihli ve 2021/98 Esas, 2022/50 ile 20.10.2021 tarihli ve 2020/224 Esas, 2021/399 Karar sayılı dava dosyaları arasında suçun sübutu ve delillerin birlikte değerlendirilmesi bakımından 5271 sayılı Kanun'un 8/1. maddesinde yer aldığı şekilde hukukî ve fiili bağlantı bulunması nedeniyle akıbetlerinin araştırılması, sanık hakkında aynı konuya ilişkin açılmış başkaca kamu davası bulunup bulunmadığının da belirlenmesi sonrasında mümkünse davaların birleştirilmesi, kesinleşmesi veya birleştirme olanağının ortadan kalkması durumunda ise asılları veya onaylı örnekleri bu dosya arasına konularak birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre hukuki kesinti, zincirleme suç ve mahsup hükümleri de nazara alınmak suretiyle sanığın hukukî durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca gereği için kararı veren Sivas 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.12.2024 tarihinde karar verildi.

***