"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Sanıklardan ... hakkında düşme, ... ve ... hakkında mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, onama
Mahallî mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-)Sanık ... hakkında verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen kamu davasının düşmesine dair hüküm usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-)Sanık ... hakkında verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın üzerine atılı icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi olan 29.03.2009 ile inceleme günü arasında durma süreleri nazara alındığında dahi ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
3-)Sanık ... hakkında verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
5271 sayılı Kanun'un 231/6. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması için suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmekte ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında yer alan ''Kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği'' şeklindeki kabul ve somut olayda geçici işçilerin sürekli olarak çalıştırılmış olması nedeniyle kamu zararının oluşmadığı, sanığın eylemi ile kişilere haksız menfaat sağladığı gözetildiğinde, "Kurum zararının giderilmediği" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil eder nitelikte kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunduğundan bu husus bozma nedeni yapılmamış, ayrıca Mahkemece verilen cezanın infazının 6352 sayılı Kanun'un geçici 1/1-c maddesi uyarınca ertelendiği, aynı maddenin son fıkrası gereği bu madde hükümlerine göre cezanın infazının ertelenmesi kararlarının verildiği hâllerde, bu suçların 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun erteleme ve tekerrüre ilişkin hükümlerinin uygulanmasında göz önünde bulundurulmayacağı nazara alındığında, sanık hakkında verilen cezanın ertelenmesinde isabetsizlik görülmemiş, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suçun 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a madde-fıkra-bendindeki hak ve yetkilerin kötüye kullanılması suretiyle işlendiği kabul edilmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasa'nın 53/5. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına, mahkemenin takdir ve uygulaması da gözetilerek "Suçun 5237 sayılı Yasa'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkilerin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi nedeniyle sanık ... hakkında anılan Yasa'nın 53/5. maddesi uyarınca takdiren 3 ay 4 gün süreyle, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere 53/1-a madde-fıkra-bendindeki hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına," ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 24.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.