"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/846 Esas, 2020/556 Karar
KATILANLAR : ..., Hazine
SUÇ : Tefecilik
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; 1136 sayılı Kanun'un 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1) Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.06.2019 tarihli ve 2017/625 Esas, 2019/311 sayılı Kararı ile sanığın üzerine atılı tefecilik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereğince beraatine hükmedilmiştir.
2) Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 30.12.2020 tarihli ve 2020/846 Esas, 2020/556 sayılı Kararı ile katılan Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Hazine vekili temyiz dilekçesinde; sanık hakkında müvekkili Levent'in tefecilikten yargılandığı ceza dosyasından verilen beraat kararının kesinleşmesinin beklenmesi ve buna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile beraat hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.
III.GEREKÇE
01.03.2018 tarihli celsede kamu davasına katılan olarak kabulüne karar verilen ...'ın gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi mahallinde ilavesi olanaklı noksanlık olarak kabul edilmiştir.
Suç tarihinde Adana Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, müvekkili ...'ın katılan ...'a faiz karşılığı borç para verdiğini bildiği halde gerçeği gizlemek amacı ile ödünç sözleşmesi düzenlenmesine aracılık ettiği iddiası ile açılan kamu davasına konu somut olayda, adı geçenler arasındaki faiz anlaşmasının ve para alışverişinin ödünç sözleşmesi düzenlenmeden önce gerçekleşmiş olması karşısında tamamlanmış suça iştirakin mümkün olmadığı ve ... hakkında katılan ...'a yönelik olarak tefecilik suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının, temyiz incelemesine konu karar tarihinde henüz kesinleşmemiş olduğu, karar tarihinden sonra bölge adliye mahkemesi tarafından beraat kararının bozulmasına karar verildiği ve bozma sonrası yapılan yargılamada adı geçen hakkında mahkumiyet hükmü verilip kararın kesinleştiği nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin ... hakkında beraat kararı verildiği, sanığın üzerine atılı tefecilik suçunu işlediğini gösteren katılanın somut beyanı dışında mahkumiyetine yeter kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği şeklindeki gerekçesi hatalı olmakla beraber ulaştığı sonucun isabetli olduğu anlaşılmıştır.
Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen İlk Derece Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden de eleştirilen hususlar dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle hükümde katılan Hazine vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştirilen hususlar dışında hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.12.2024 tarihinde karar verildi.