Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/219 Esas, 2023/171 Karar

SUÇ : Görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1)Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.12.2019 tarihli ve 2016/280 Esas, 2019/423 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257/1, 62 ve 50/1-a maddeleri gereği 4.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.

2)Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 08.02.2023 tarihli ve 2020/219 Esas, 2023/171 sayılı Kararı ile ile sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi, görevi kötüye kullanma suçundaki objektif cezalandırma şartlarının gerçekleşmediğine, ceza tayininde alt sınırdan ayrılmayı gerektirir bir sebep olmadığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, oluşan şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine, mahkumiyet kararının bozulması lüzumuna ve sair hususlara ilişkindir.

III. GEREKÇE

Kırıkkale Barosunda kayıtlı avukat olan sanığın, müvekkili aleyhine başlatılan icra takiplerine karşılık menfi tespit davası açmadığı, Ankara 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 2007/163 Esas sayılı dosyasında duruşmalara katılmadığı, müvekkili katılan aleyhine Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2006/9775 sayılı icra dosyasını borçlu vekili sıfatıyla takip ettiği sırada, haciz işlemlerine maruz kalmamak için katılanı kardeşi Barış Biçer'e borçlandırdığı, bu sefer de kardeşi adına katılan hakkında haciz işlemleri gerçekleştirilmesine yol açtığı, yine katılanın kooperatif paylarını haciz işlemlerinden kaçırmak amacıyla muvazaalı şekilde devralıp iade de etmeyerek üzerine atılı görevi kötüye kullanma suçunu işlediği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanmaması ve yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkrası gereği hak yoksunluğuna karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle hükümde sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.06.2024 tarihinde karar verildi.

***