Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2018/1596 Esas, 2019/160 Karar

SUÇ : İhmâli davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince zimmet suçundan kurulan beraat hükmü kaldırılarak ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet

TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, O yer Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle yapılan ön incelemede;

Sanık müdafiinin 17.01.2019 tarihinde yüzüne karşı verilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde, temyiz sebebi içermeyen 23.01.2019 tarihli süre tutum dilekçesi ile temyiz isteminde bulunduğu, Dairemizin 06.03.2023 tarihli ve 2021/12426 Esas, 2023/2091 sayılı Kararı ile "5271 sayılı Kanun'un 295. maddesinin birinci fıkrası uyarınca gerekçeli temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin tebliğden itibaren (7) gün içerisinde verilmesi hâlinde temyiz talebinin incelenebileceği, aksi hâlde sebep yokluğundan temyiz talebinin reddedileceği'' hususlarını içeren meşruhatlı tebligat ile gerekçeli kararın tebliğ edilmesi için dosyanın tevdiine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık müdafiine Dairemiz tevdi kararı doğrultusunda meşruhatlı tebligatın 05.06.2023 tarihinde tebliğ edildiği ancak aynı Kanun’un 295/1. maddesinde öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesi gereği katılan vekilinin ve O yer Cumhuriyet savcısının temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294. maddesine istinaden temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1)Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.05.2018 tarihli ve 2017/395 Esas, 2018/298 sayılı Kararı ile sanığın zimmet suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e madde-fıkra ve bendi gereğince beraatine hükmedilmiştir.

2)Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 17.01.2019 tarihli ve 2018/1596 Esas, 2019/160 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararı kaldırılarak sanığın ihmâli davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/2, 43/1-2, 62/1, 50-1-a ve 52. maddeleri uyarınca 1.860,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hâk yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz istemi, mahkemenin zimmet suçunun oluşmadığına, sanığın eylemlerinin ihmâl suretiyle görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna ilişkin kararının isabetsiz olup bozulması gerektiğine,

O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, bilirkişi raporlarına göre toplam 2.066 TL yemek bedelinin öğrencilerden alınmasına rağmen sanık tarafından maliye veznesine yatırılmadığına, daha sonra bu parayı faiziyle birlikte ödediğine, bu suçtan cezalandırılması gerekirken eyleminin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğuna, kararın bozulması gerektiğine,

İlişkindir.

III. GEREKÇE

5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesinde yer alan "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olması gerektiği, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğu, dava konusu yapılan eylemin açıkça ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 20.09.2017 tarihli ve 2017/2014 sayılı iddianamede, ... Fen Lisesi müdür yardımcısı olarak görev yapan ve suç tarihler aralığında okulun malî işlerinden sorumlu olan sanığın, 2016 yılı Nisan ayına ait öğrencilere verilen ve bedeli peşin olarak alınan yemek kartları ile muhasebe yetkilisi muhtemedi alındısı arasında 10 yemek bedeli olan 840,00 TL ve yine 2016 yılı Mayıs ayına ait öğrencilere verilen ve bedeli peşin olarak alınan yemek kartları ile muhasebe yetkilisi muhtemede alındığı arasında 15 yemek bedeli olan 1.260,00 TL olmak üzere toplamda 2.100,00 TL parayı okul hesabına yatırmayarak zimmetine geçirdiği isnadı ile dava açıldığı, yapılan yargılama neticesinde Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.05.2018 tarihli ve 2017/395 Esas, 2018/298 sayılı kararı ile " ... yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğine dair iddia dışında mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil olmadığından yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması ... " şeklindeki gerekçe ile sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği, beraat hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 17.01.2019 tarihli kararı ile sanığın, ... Fen Lisesi müdür yardımcısı olarak görev yapması ve suç tarih aralığında okulun malî işlerinden sorumlu olması nedeniyle ücretli yemek yemek isteyen öğrencilerden sayman mutemedî olarak parayı kendisinin toplaması, listeleri hazırlaması, mutemet makbuzunda yazılı olanlarla listeleri karşılaştırması, buna göre maliyeye yatırılması gerektiği hâlde resmî görevi bulunmayan ...'a bu işlerin bir kısmını yaptırması, bunun sonucunda hazırlanan listeleri, toplanan paraları ve mutemet makbuzlarını karşılaştırarak açığın ortaya çıkmasına engel olmaması şeklinde bir anlatıma yer verilmediği hâlde iddianın dışına çıkılarak davasız yargılama olmaz ilkesine aykırı olarak, İlk Derece Mahkemesi tarafından sanık hakkında zimmet suçundan verilen beraat hükmünün kaldırılarak ihmâlî davranışla görevi kötüye kullanma suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR

1)Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2)Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle O yer Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden esası incelenmeyen hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, bozma kararının içeriği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.11.2024 tarihinde karar verildi.

***