Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği

SAYISI : 2023/33 Değişik iş

SUÇ : Görevi kötüye kullanma

İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara vaki itirazın reddi

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

... Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.10.2022 tarihli ve 2022/115767 Soruşturma, 2022/61802 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair Kararına vaki itirazın reddine ilişkin merci ... 4. Sulh Ceza Hakimliğinin, 02.01.2023 tarihli ve 2023/33 Değişik iş sayılı Kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 02.01.2023'de kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 18.08.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.09.2023 tarihli ve KYB-2023/93751 sayılı yazısı ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.09.2023 tarihli ve KYB-2023/93751 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"Müşteki 17.10.2022 tarihli dilekçesiyle; şüpheli konumunda olduğu inceleme dışı ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2008/719 soruşturma sayılı dosyasında bilirkişi ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda inceleme dışı ... 5. İcra Müdürlüğünün 2007/7688 esas sayılı dosyasına sunulan kira sözleşmesinin 8. ve 12. maddelerdeki yazıların farklı bir kalemle sonradan yazılarak sahtecilik yapıldığı ve söz konusu kira sözleşmesinin müşteki tarafından imzalandığı yönünde hukuka aykırı rapor düzenlenmesi sebebiyle hakkında kamu davası açıldığını iddia ettiği; söz konusu iddiaların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 276. maddesinde düzenlenen gerçeğe aykırı bilirkişilik suçunu oluşturduğu; bu suçtan dolayı anılan kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-d maddesi gereğince 15 yıl olduğu, bilirkişi raporunun dosyaya sunulma tarihi olan 28.07.2009 tarihi itibariyle zamanaşımının dolmadığı gözetilerek soruşturmaya devamla esastan karar verilmesi gerekirken, suç vasfının hatalı olarak görevi kötüye kullanma suçu olduğu kabul edilerek zamanaşımı sebebiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmakla itirazın bu nedenle kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir"

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1.Şüpheli hakkında görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddiası üzerine başlatılan soruşturma sonucunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.10.2022 tarihli ve 2022/115767 Soruşturma, 2022/61802 sayılı Kararı ile şüpheliye yüklenen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine göre 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen herhangi bir neden olmadığından suç tarihi ile şikayet tarihi arasında 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına, şikayetçinin itirazı üzerine merci ... 4. Sulh Ceza Hakimliğinin, 02.01.2023 tarihli ve 2023/33 Değişik iş sayılı Kararı ile de itirazın reddine karar verilmiştir.

2.... Cumhuriyet Başsavcılığınca her ne kadar eylemin sübutu halinde görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı kabul edilerek karar verilmiş ise de; 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin genel, tali ve tamamlayıcı bir hüküm olup, görevi kötüye kullanma suçunun oluşumu için eylemin Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanmamış olmasının gerekmesi karşısında, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2008/719 numaralı dosyası üzerinden yürütülen soruşturma sırasında bilirkişi olarak görev yapan şüphelinin kasten gerçeğe aykırı rapor düzenlediğine ilişkin isnadın 5237 sayılı Kanun'un 276 ncı maddesinde düzenlenen gerçeğe aykırı bilirkişilik yapma suçunu oluşturabileceği, bahse konu suçun suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 6754 sayılı Kanun’un 41 inci maddesiyle yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı Kanun'un 276 ncı maddesinde öngörülen cezasının üst sınırına göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihi olan 09.06.2009 ile 17.10.2022 tarihli şikayet arasında bu sürenin dolduğu anlaşılmakla merciince itirazın reddine ilişkin verilen karar sonucu itibarıyla doğru olduğundan kanun yararına bozma istemi yerinde görülmemiştir.

III. KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı

yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Soruşturma dosyasının, Mahalline sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.11.2023 tarihinde karar verildi.

***