Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/1077 Esas, 2023/816 Karar

SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesince verilen temyiz isteminin reddine dair ek Karar ile istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin asıl Kararın sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede;

15.07.2020 tarihli ve 31186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59. maddesine eklenen 5. fıkra ile avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286. maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmayacağı hükmü getirildiğinden, inceleme konusu karar tarihine nazaran İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesince sanık avukat hakkında verilen 02.05.2023 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek Kararın kaldırılmasına ve esasın incelenmesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 1136 sayılı Kanun'un 59. maddesine eklenen 5. fıkra uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.05.2011 tarihli ve 2011/85 Esas, 2011/110 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmolunmuştur.

2.İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2023 tarihli ve 2011/85 Esas, 2011/110 sayılı ek Kararı ile sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemediğinden bahisle sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı Kanun'un 231/10. maddesi gereğince kaldırılmasına, sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmiştir.

3.Sanığın istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 17.04.2023 tarihli ve 2023/1077 Esas, 2023/816 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

4.Sanığın temyiz istemi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 02.05.2023 tarihli ve 2023/1077 Esas, 2023/816 sayılı ek Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın kesin olduğundan bahisle 5271 sayılı Kanun'un 296/1. maddesi uyarınca temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz istemi, hukuka aykırı olarak verilen ek kararın kaldırılarak beraatine karar verilmesi istemine yöneliktir.

III. GEREKÇE

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 25.10.2018 tarihli ve 2017/5.MD-621 Esas, 2018/476 sayılı Kararında da belirtildiği üzere; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade etmesi ve doğurduğu sonuçlar itibarıyla karma bir özelliğe sahip olması, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı itiraz kanun yoluna başvurulabileceğinin hüküm altına alınması, doğurduğu sonuçlar itibarıyla yargısal sürecin kısaltılmasını, istinaf veya temyiz kanun yolu başvurularında inceleme konusunun ve buna bağlı olarak bir anlamda da yargı yükünün azaltılmasını hedeflemesi, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin onuncu fıkrasında yer alan düşme nedenlerinin, aynı Kanun'un 223. maddesinin sekizinci fıkrasında düzenlenen düşme nedenlerine göre özel düzenleme niteliğinde olup temyiz incelemesinin sınırlarının genel hükümlere nazaran kural olarak dar yorumlanmasının gerekmesi, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin onuncu fıkrasında denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak, davanın düşmesine karar verileceğinin belirtilmesi nedenleriyle temyiz merciince esasen düşme hükmü haricinde incelenecek bir hüküm de bulunmaması, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının hukuki sonuçları itibarıyla devletle anlaşma sağlayarak hakkında bu kararın verilmesini kabul etmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde; sanığın düşme hükmüne yönelik temyiz davasının, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin onuncu fıkrasında öngörülen şartların varlığıyla sınırlı olarak incelenmesi gerektiği, bu yöndeki dar yorumun kanunun amacına uygun olup sanığın lekelenmeme hakkı ve buna bağlı olarak adil yargılanma hakkının ihlâli sonucuna yol açmadığının kabulü gerekmektedir.

Bu itibarla, sanık hakkında verilen kamu davasının düşmesine ilişkin hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin onuncu fıkrasında yazılı koşullarla sınırlı olarak incelenmesinde; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 30.05.2011 tarihinden itibaren başlayan beş yıllık denetim süresinin, düşme hükmünün kurulduğu 31.01.2023 tarihinden önce 30.05.2016 tarihinde dolduğu ve güncel adli sicil kaydına ve mahkemece yapılan araştırma sonucuna göre sanığın bu süre içerisinde kasıtlı bir suç işlemediği görülmüş olup, gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen düşme hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

IV. KARAR

1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 02.05.2023 tarihli ve 2023/1077 Esas, 2023/816 sayılı ek Kararının, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle KALDIRILMASINA,

2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle bölge adliye mahkemesince verilen 17.04.2023 tarihli hükümde sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.05.2024 tarihinde karar verildi.

***