Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2023/328 Esas, 2024/185 Karar

SUÇ : İkna suretiyle irtikap

HÜKÜM : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Sanık hakkında ikna suretiyle irtikap suçundan belirlenen temel cezada, irtikap edilen menfaatin değerinin azlığı nedeniyle indirim yapıldığı sırada uygulama maddesinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 250/4. maddesi yerine 250/2. maddesi olarak gösterilmesi, hükmün gerekçesi de nazara alındığında maddi hata olarak kabul edilmiş, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;

5237 sayılı Kanun'un 53/3. maddesinde yer alan "Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz" şeklindeki düzenleme nazara alındığında, kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında 53/1-c madde-fıkra ve bendinde belirtilen kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun hiçbir şekilde uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,

Hapis cezası ertelenen sanık hakkında denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde bu cezasının kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesi yerine infazı kısıtlayacak ve infazda tereddüt oluşturacak biçimde karar verilmesi,

5237 sayılı Kanun'un 53/1-a madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince sadece bu bentteki hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, 53/1. maddesindeki tüm hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanması sonucunu doğuracak şekilde hüküm kurulması,

Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 5. bendinin birinci paragrafında yer alan hak yoksunluklarına ilişkin bölümün "Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olarak; 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesinde yazılı haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluklarının ise uygulanmamasına," şeklinde, aynı bendin ikinci paragrafında yer alan 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün "Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanılmak suretiyle işleyen sanığın aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince, ayrıca, cezasının infazından sonra başlamak üzere 53/1-a madde-fıkra-bendindeki hak ve yetkileri kullanmaktan 1 yıl 3 ay süreyle yasaklanmasına," şeklinde ve hüküm fıkrasının 8. bendinin dördüncü paragrafında yer alan bölümün ise "5237 sayılı Kanun'un 51/7. maddesi uyarınca denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde, ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin ihtar edilmesine" şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***