Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/3415 Esas, 2022/2498 Karar

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece

İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.12.2022 tarihli ve 2022/261 Esas, 2022/354 sayılı Kararı ile sanık hakkında, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 75 tam gün karşılığı 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.

B. İstinaf

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 12.02.2024 tarihli ve 2022/3415 Esas, 2022/2498 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi

Sanığın ceza davasına konu edilen olaya ilişkin görev üstlenmediğine, 2013 yılı Temmuz ayında ortada açılacak bir dava olmadığına, 09.05.2013 tarihli kurum yazısında "projenin uygulanmasında 2863 sayılı Kanun açısından herhangi bir sakınca bulunmadığının" belirtildiğinin görüldüğüne, katılanın gerçek dışı suçlamalarda bulunduğuna, taraflar arasındaki hukuk davasında 5.000 TL yönünden katılanın iddiası ispatlanamadığından davanın reddine karar verildiğine, sanığın iki tanığı da hiçbir zaman görmediğine, tanıkların birbiriyle çelişen anlatımlarda bulunduklarına, istinaf bozma ilamından sonra yapılan yargılamada sanığın savunma hakkının kısıtlandığına, istinaf kararının gerekçeli olmadığına, bu sebeple istinaf kararının bozulması istemine ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair hususlara ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi gereği hak yoksunluğuna hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe istinaf bulunmadığından, suç tarihinin "18.03.2015" yerine "2013" şeklinde hatalı yazılması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı ve eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiriler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.06.2025 tarihinde karar verildi.

***