Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/426 Esas, 2022/2225 Karar

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

.... Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.10.2021 tarihli ve 2020/215 Esas, 2021/423 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 75 tam gün karşılığı 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince 40 gün süreyle 53/1-e bendinde belirtilen hak ve yetkileri kullanılmasının yasaklanmasına hükmolunmuştur.

B. İstinaf

... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 02.12.2022 tarihli ve 2022/426 Esas, 2022/2225 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a ve 286. maddeleri uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A.Temyiz Sebepleri

Sanık Müdafinin Temyiz İstemi

Katılanın, sanığın çalışanı olan ...'ün banka hesabına 480,00 TL'yi 16.03.2018 günü saat 17:05'te göndermesi üzerine sanığın aynı gün saat 18:16'da davayı açtığına, bu davayı açması için katılanın avukatlık ücreti ödemediğine, katılanın ordu yardımlaşma kurumundan alacağı ödemeye haciz gelmemesi ve süreci uzatmak için bu yola başvurulduğuna, icra dosyasındaki tebligatın sanık avukata değil asile yapıldığına, icra takibine yapılan itirazın yeterli olmayacağının ve dava açılması gerektiğinin ... yazışmasıyla katılana bildirildiğine, davanın katılanın talebi üzerine açıldığının tanık beyanları ve katılanın ikrarıyla da ispatlandığına ayrıca ... mesajlarıyla katılanca ödeme yapılmadığı taktirde davanın açılmayacağı ihtarının yapıldığına, katılanın söz konusu borcu reddetmemekle zaman kazanmaya çalışmakta olduğuna, davadaki itirazların tebligatın usulsüzlüğüne ilişkin olup borcun kendisiyle ilgili olmadığına, katılanın zararı doğmadığı sürece görevi kötüye kullanmaktan bahsedilemeyeceğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, derdest bir davada sanık, katılanın eşinden şikayetçi olduğundan katılanın bu şikayetleri yaptığına, sanığı 40 gün boyunca mesleğini yapmaktan yasaklanmasının orantısız olacağına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

... Barosuna kayıtlı avukat olan sanık hakkında, katılanın vekili sıfatıyla, ... (alacaklı) aleyhine ... 6. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takibine ilişkin ödeme emrinin tebellüğ tarihinin 09.03.2018 olarak tespiti talepli borca itiraz davasını, itiraz dilekçesi sunduğu 27.01.2017 tarihinde takipten haberdar olduğu hâlde yasal süresinden sonra 16.03.2018 tarihinde açarak 09.05.2018 tarihli ve 2018/378 sayılı davanın reddine dair müvekkili aleyhine kararın verilmesine ve belirtilen karara karşı istinaf yoluna başvurmasının ardından gerekli harçları süresinde yatırmadığından, istinaf talebinin reddine dair 19.09.2018 tarihli ek Kararın verilmesine sebebiyet verdiği isnatları ile açılan kamu davasında, sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına ilişkin hükme karşı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de; avukat olan sanığın savunmasında katılanın icra takipleriyle ilgili işlemlerin yaptırılması konusunda aralarında anlaşma olmadığını, dava açmasında bir fayda olmadığını katılana söylemesine rağmen katılanın isteği ile masraf göndermesi üzerine bu davayı açtığını, katılan masrafını vermediği için dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmediğini beyan ederek suçlamaları kabul etmemesi, katılanın ise Cumhuriyet savcısı huzurundaki beyanında, ... Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü bir soruşturmayla ilgili olarak vekalet verdiğini, aralarında sözleşme yaptıklarını, sözleşme örneğinin tarafına verilmediğini belirtmesi, tanık ...'ün anlatımlarında katılanın hesabına 480,00 TL yatırılması üzerine paranın yatırıldığı tarihte icra davasını açtıklarını beyan etmesi, sanık müdafinin temyiz dilekçesi ekinde taraflara ait avukatlık sözlemesini ve ... görüşmelerinin suretini dosyaya sunduğunu iddia etmesi, İlk Derece Mahkemesince ... yazışmaları dikkate alınarak sanık savunmalarına itibar edilmediğinin belirtilmesi karşısında, ... yazışmalarına karşı tarafların beyanlarının tespiti, avukatlık sözleşmesi olduğu iddia olunan belgenin aslının dosyaya sunulmasından sonra imzanın tarafına ait olup olmadığının katılana sorulması ile katılanın 06.05.2021 tarihli dilekçesi ekinde yer alan 16.03.2018 tarihli dekonta konu, göndereni ..., alıcısı ... olan 480,00 TL'lik havalenin mahkeme masrafı şeklindeki açıklama içeriği nazara alınarak, dava açılma tarihi olan 16.03.2018 tarihinden önce taraflar arasında icra takibine itiraz davasının açılması ve takibi hususunda anlaşma olup olmadığının, bu davanın masraf ve vekalet ücretine ilişkin taraflar arasındaki anlaşmanın kapsamının araştırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre de;

İddianame yerine geçen son soruşturmanın açılması kararında 5237 sayılı Kanun'un 257/1 ve 53/1 maddelerinin uygulanması talep edildiği halde sanığa ek savunma hakkı tanınmadan 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle suç işlediği kabul edilen sanık hakkında anılan Kanun'un 53. maddesinin beşinci fıkrasının uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,

Hukuka aykırı görülmüştür.

III. KARAR

Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 02.12.2022 tarihli ve 2022/426 Esas, 2022/2225 sayılı Kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. madde ve fıkraları gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a madde, fıkra ve bendi uyarınca .... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.06.2025 tarihinde karar verildi.

***