Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/2819 Esas, 2022/2802 Karar

SUÇ : Görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; 1136 sayılı Kanun'un 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece

Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.06.2022 tarihli ve 2021/165 Esas, 2022/298 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62/1. maddeleri gereği 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, bu cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine, 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğu uygulanmasına hükmedilmiştir.

B. İstinaf

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 16.12.2022 tarihli ve 2022/2819 Esas, 2022/2802 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanığın Temyiz İstemi

Suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden çelişkili şikayetçi ve tanık beyanlarına itibar edilerek mahkumiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Suç tarihinde Muğla Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, Fethiye .... Noterliğinin 06.03.2017 tarihli ve 00354 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile vekilliğini üstlendiği katılanın hissedarı olduğu taşınmaza ilişkin ortaklığın satış suretiyle giderilmesine dair Fethiye 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin, 11.06.2008 tarihli ve 2007/414 esas, 2008/417 karar sayılı ilâmına istinaden aynı yer satış memurluğunun 2016/10 sayılı dosyasında yapılacak olan ihaleye katılmak için teminat yatırması gerekmediğini söylediği ve ihale günü ofisinde bekleterek ihaleyi kaçırmasına neden olduğu iddiası ile açılan kamu davasında, mahkumiyetine karar verilmiş ise de; sanığın ihale saatinden önce adliyede olduğuna, katılanın oğlunu arayıp adliyeye gelmeleri ve teminat yatırmaları konusunda bilgilendirdiğine yönelik savunmasının tanık ...'nin beyanı ve ihale saatinden önce katılanın oğlu ... ile birden fazla telefon görüşmesi yaptığını gösteren Historical Traffic Search (HTS) kayıtları ile doğrulanması, katılanın tanıklarının ise sanığın adliyeye geliş zamanı konusunda çelişkili beyanlarda bulunması karşısında, sanığın savunmasının aksine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince yüklenen suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraati yerine yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması,

Kabule göre de;

İddianamede ve son soruşturmanın açılması kararında 5237 sayılı Kanun'un 257/1 ve 53/1. maddelerinin uygulanması talep edildiği halde, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan anılan Kanun'un 257/2 ve 53/5. maddelerinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar nazara alındığında, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 16.12.2022 tarihli ve 2022/2819 Esas, 2022/2802 sayılı Kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. madde ve fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Fethiye Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,29.04.2025 tarihinde karar verildi.

***