Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/1628 E., 2022/2175 K.

SUÇ : Tefecilik

HÜKÜM : İlk derece mahkemesince tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.10.2021 tarihli ve 2016/567 Esas, 2021/970 sayılı Kararı ile sanıkların tefecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241/1, 62/1, 52/2 ve 53/1. maddeleri gereğince 2 yıl 1'er ay hapis ve 50'şer tam gün karşılığı 1.000,00'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.

B. İstinaf

Sanık ... müdafiinin, sanık ...'ın ve katılanlar vekilinin istinaf talepleri üzerine duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 19.10.2022 tarihli ve 2022/1628 Esas, 2022/2175 sayılı Kararı ile ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararlarının kaldırılarak sanıkların zincirleme tefecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 241/1, 43/1, 62 ve 52/1-2. maddeleri gereği 2 yıl 7 ay 7'şer gün hapis ve 1.240,00'ar TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun'un 53/1-2-3. maddesi gereğince hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Katılanlar Hazine ve Vergi Dairesi Müdürlüğü Vekilinin Temyiz İstemi

Sanıklar hakkında tayin olunan cezalarda artırım yapılması gerektiğine, eksik ceza tayin edildiğine, yetersiz inceleme ile verilen kararların bozulması lüzumuna ilişkindir.

2. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi

Katılan ve eşinin beyanlarının sanığın tefecilik yaptığına delil olmadığına, sanığın borç para verirken kasıtla hareket etmediğinden suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, kararın ceza yargılaması ilkelerine aykırı olduğuna ve bozulması gerektiğine yöneliktir.

3.Sanık ...'ün Temyiz İstemi

Hakkında verilen mahkumiyet kararına tek delilin mahkeme aşamasında öğrendiği görüşmelerin varlığı olduğuna ancak bu görüşmelerle ilgili ses analizi yapılması gerektiğine, kararın ceza yargılaması ilkelerine aykırılık teşkil ettiğine, atılı suçun işlendiğinin somut delillerle ispatlanamamış olduğuna, bu nedenlerle kararın bozulması gerektiğine dairdir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

2.Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden ise;

Sanık hakkında, katılan ...'ya faiz karşılığı birden fazla kez ödünç para vermek suretiyle zincirleme tefecilik suçunu işlediği kabul edilerek mahkumiyet kararı verilmiş ise de; temel amacı maddi gerçeğin ortaya çıkartılması olan ceza yargılamasının en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri "şüpheden sanık yararlanır ilkesi" olup, bu kapsamda sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesi için suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilmesi ve sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin mutlaka sanık yararına değerlendirilmesi gerektiği, diğer yandan atılı suçun faiz karşılığı ödünç para verilmesiyle oluşacağı, uygulamada içeriğine farklı anlam yüklenebilecek iletişimin tespitine dair görüşmeler dahi suçun sübutuna esas kabul edilmezken içeriği tespit edilemeyen Historical Traffic Search (HTS) (Arama Trafiği Geçmişi/Tarihi) kaydına göre sanığın tecziyesine karar verildiği nazara alındığında, sanığın katılana faiz karşılığı ödünç para verdiğine dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı halde atılı suçtan beraati yerine yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,

Hukuka aykırı görülmüştür.

III. KARAR

A. Değerlendirme ve Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle sanık ... hakkındaki hükümde katılanlar vekili ile sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

B. Değerlendirme ve Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle katılanlar vekili ile sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, sanık ... hakkındaki hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.02.2025 tarihinde karar verildi.

***