"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/381 Esas, 2023/264 Karar
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun hükmün düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma" hali olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen ...'ın kamu davasında katılma ve temyiz hakkının bulunmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmıştır.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, sanığın hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.11.2022 tarihli ve 2020/110 Esas, 2022/419 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2. maddesi uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3-5. madde ve fıkraları gereği hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
B. İstinaf
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 14.02.2023 tarihli ve 2023/381 Esas, 2023/264 sayılı Kararı ile sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın Temyiz İstemi
... tarafından kendisine verilen bir vekaletname bulunmadığından bu şahsın davaya katılma hakkının olmadığına, vekalet ücreti ödenmediği için davayı takip etmeyerek duruşmalara katılmadığına, müvekkillerinin temyiz harcını ödememesi nedeniyle kararı temyiz etmediğine, katılanların herhangi bir zararının bulunmadığına, suç işleme kastı bulunmadığından kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Suç tarihinde İzmir Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, davalı katılanlar ... ve ... vekili sıfatıyla takip ettiği İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/571 Esasına kayden görülen yargılamanın yenilenmesi davasında, 28.05.2012, 09.07.2012, 05.11.2012, 07.02.2013, 07.03.2013 tarihli duruşmalara mazeretsiz olarak katılmadığı, dava sonunda verilen kararın iptaline yönelik aleyhe kararı usulüne uygun olarak tebellüğ ettiği halde temyiz etmediği iddiasıyla açılan kamu davasında, sanık avukatın 28.05.2012 tarihli celseye katıldığı, 09.07.2012 tarihli celseye katılmayarak mazeret dilekçesi sunduğu ve mahkemece mazeretinin kabulüne karar verildiği, sanığın katılmadığı tespit edilen diğer celselerde ise esaslı bir işlemin yapılmadığı, yargılama sonunda verilen kararın ise katılan ... vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin, 29.04.2014 tarihli ve 2013/15470 Esas, 2014/5522 sayılı Kararı ile onanarak kesinleştiği dikkate alındığında, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 257. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturması için somut olayda görevin gereklerine aykırı davranış yanında objektif cezalandırma şartı olan “kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olunması" ya da "kişilere haksız bir menfaat sağlanması" şartlarından birinin de bulunması gerektiği, bu itibarla sanık hakkında objektif cezalandırma koşullarından birinin oluşup oluşmadığının, oluştuysa ne şekilde oluştuğunun denetime imkan verecek biçimde karar yerinde tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
1)Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle, şikayetçi ... vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2)Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanığın temyiz talebi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca gereği için kararı veren İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.02.2025 tarihinde karar verildi.