Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/2321 Esas, 2022/2420 Karar

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun hükmün düzeltilerek esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece

İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2022 tarihli ve 2021/299 Esas, 2022/175 sayılı Kararı ile sanık hakkında, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası karşılığı 1.500,00 TL adli para cezasına hükmolunmuştur.

B. İstinaf

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 10.11.2022 tarihli ve 2022/2321 Esas, 2022/2420 sayılı Kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve katılan vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile, duruşmasız yapılan inceleme neticesinde, 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezasının infazından sonra başlamak üzere 38 gün süre ile bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilerek istinaf başvurularının hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanığın Temyiz İstemi

Olay tarihi 2013 yılı olduğundan ceza ve dava zamanaşımı sürelerinin gerçekleştiğine, şikayet edilmesi istenen şahsın alacağa mahsuben uğranılan zarardan çok daha yüksek değerde bir taşınmazın tapusunu katılana devrettiğine, taraflarca anlaşma sağlanması nedeniyle dava açmayacağını, eğer isterse alınan ücretin iade edileceğini veya gerek bu dava gerekse katılanın diğer davalarına ilişkin yaptığı masraf ve emeğine karşılık sayılacağını katılana bildirdiğine, katılanın herhangi bir talebi olmadığından ücret iadesi yapmadığına, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanmasının yasal olmadığına, Bölge Adliye Mahkemesinin hükmün düzeltilerek onanmasına ilişkin kararının bozularak beraatine karar verilmesine yöneliktir.

Katılan Vekilinin Temyiz İstemi

Sanık avukatın 600.000,00 TL'lik tazminat davası açmak üzere 15.000,00 TL vekalet ücreti aldığı halde dava açmayarak müvekkilini sürekli oyaladığına, sanığın vekalet aldığı halde dava açmayarak görevi kötüye kullanma suçunu, vekalet ücretini tahsil ederek görevini yerine getirmemesi sebebiyle de nitelikli zimmet suçunu işlediğine, bu nedenle usul ve yasaya aykırı olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak sanığın her iki suçtan da cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.Sanık hakkında düzenlenen iddianame ve iddianame yerine geçen son soruşturmanın açılmasına ilişkin kararda 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesine istinaden hak yoksunluğu uygulanması talebinin olduğu belirlendiğinden aynı Kanun maddesinin 5. fıkrası gereği sanığa ek savunma hakkı tanınmayarak hüküm kurulması nedeniyle kararın bozulması gerektiği yönündeki Tebliğname’de yer alan görüşe iştirak edilmemiştir.

2.Dosya kapsamına nazaran 18.12.2019 olan suç tarihinin karar başlığında 25.12.2013 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası kabul edilmiştir.

3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından, katılan vekili ile sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükmün düzeltilerek giderilmesi olanaklı bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4.Sanık hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle aynı Kanun'un 52/3. maddesine muhalefet edilmesi,

Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu aykırılığın Dairemizce giderilmesi mümkün görülmüştür.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ile katılan vekilinin temyiz istemleri ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar yönünden hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesine ait hüküm fıkrasının dördüncü paragrafının "5237 sayılı Kanun'un 50/1-a maddesi gereğince kısa süreli hapis cezasının sanığın kişiliğine ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre takdiren 75 tam gün karşılığı adli para cezasına çevrilmesine ve aynı Kanun'un 52/2. maddesi gereğince de sanığın sosyal ve ekonomik koşulları ile gelir seviyesi nazara alınarak 1 gün karşılığı takdiren 20,00 TL'den hesap edilerek kısa süreli hapis cezası yerine sanığın neticeten 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına," şeklinde değiştirilmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE sair yönleri usul ve kanuna uygun olan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.02.2025 tarihinde karar verildi.

***