"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2022 tarihli ve 2020/24 Esas, 2022/145 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereği 75 tam gün karşılığı 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
B. İstinaf
Sanığın istinaf talebi üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 10.05.2023 tarihli ve 2022/1731 Esas, 2023/1054 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın Temyiz İstemi
Kararın en son tebliğ edilen tarafça kanun yoluna başvurulmaması ile kesinleşeceği, bu tarihin ne olduğunun taraflarca kendiliğinden bilinmesinin mümkün olmadığı, kesinleşme şerhinin tebliği ile sürenin başlamasının gerektiği, kesinleşme tarihini Uyap'tan takip etmesinin ve bilmesinin kendisinden beklenemeyeceği ve sair hususlara ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmama gerekçesi olarak zararın giderilmemiş olmasının kabul edilmesi dava konusu somut olayda zarar değil mağduriyetin gerçekleşmiş olması nedeniyle isabetsiz ise de; sanığın adli sicil kaydının incelenmesinden daha evvel hakkında başka suçlardan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmaması dosya içeriği ile uyumlu olmakla bu kabul sonuca etkili görülmemiş, 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa'nın 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesinin de infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı bulunmuştur.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiriler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle hükümde sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.02.2025 tarihinde karar verildi.