"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/335 E., 2023/428 K.
SUÇ : Zincirleme icrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.12.2022 tarihli ve 2021/333 Esas, 2022/384 sayılı Kararı ile sanığın zincirleme icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1 ve 43/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58/6-7-8. madde ve fıkraları gereği cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve 53/1-2-3-5. madde ve fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
B. İstinaf
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 03.03.2023 tarihli ve 2023/335 Esas, 2023/428 sayılı Kararı ile sanık müdafiinin istinaf başvurusunun hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın azledilmeden önce takip ettiği icra dosyalarında görevini eksiksiz yerine getirdiğine, azledildikten sonra icra dosyalarında yapılması gerekli işlemlerden sorumlu tutulamayacağına, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suç tarihinde İzmir Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, alacaklı katılan ... vekili sıfatıyla, Urla İcra Müdürlüğünün 2017/1028 ve 2017/1029 sayılı dosyaları üzerinden yürüttüğü icra takiplerinde 02.11.2018 ve 05.11.2018 tarihli haciz işlemlerinden sonra, yasal süresi içinde haczedilen taşınmazların satışına yönelik talepte bulunmayarak, hacizlerin düşmesine ve alacağın tahsilinin gecikmesine sebebiyet vermesi şeklinde kabul edilen eylemini katılan ... vekili sıfatıyla; İzmir İli, İlçesi, Mahallesinde bulunan taşınmazın tahliyesine yönelik dava açmak ve satış işlemlerinin yapılmasını sağlamak üzere masraflara mahsuben 1.900,00 Türk lirası aldığı hâlde, gereğine tevessül etmeyerek bahse konu davayı açmaması şeklindeki eylemlerini ise ... vekili sıfatıyla gerçekleştirdiği, sanığın ayrı kasıt altında adı geçen müvekkillerinin her birine karşı farklı dosyalarda gerçekleştirdiği fiillerinin iki ayrı ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu halde tüm eylemleri zincirleme icrai davranışla görevi kötüye kullanma kabul edilerek uygulama yapılması,
Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş ise de; 15.07.2020 tarihli ve 31186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 1136 sayılı Kanun'un 59. maddesine eklenen beşinci fıkra ile avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 5271 sayılı Kanun'un 286/2. maddesinin uygulanmayacağı hükmünün getirildiği ayrıca 7343 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile 1136 sayılı Kanun'a eklenen ve 30.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren geçici 24. madde ile de anılan Kanun'un 59/5. maddesinin, bu tarihten itibaren 15 gün içinde talep etmek koşuluyla avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince 15.07.2020 tarihinden önce verilmiş kesin nitelikteki kararları hakkında da uygulanmasına olanak sağlandığı, tekerrüre esas alınan İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2017 tarihli ve 2016/345 Esas, 2017/250 sayılı Kararının, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 12.03.2018 tarihli istinaf başvurusunun esastan reddi kararı üzerine kesinleştirme işleminin yapıldığı, keza sanığın adli sicil kaydında bulunan tekerrüre esas alınabilecek İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.11.2016 tarihli ve 2016/66 Esas, 2016/244 sayılı Kararının, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 25.01.2017 tarihli istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı üzerine kesinleştirme işleminin yapıldığı anlaşılmakla, bahse konu dosyalarda verilen hükümlere ilişkin Kanun değişikliği sonrasında bir temyiz başvurusu bulunup bulunmadığı araştırıldıktan sonra sanık hakkında hükmolunan cezanın 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilip verilemeyeceğinin saptanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Değerlendirme ve Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca gereği için kararı veren İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.02.2025 tarihinde karar verildi.