"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/52 Esas, 2023/753 Karar
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2019 tarihli ve 2018/600 Esas, 2019/276 sayılı Kararıyla sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. madde ve fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
Sanığın denetim süresi içinde İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2021/251 Esas, 2022/149 sayılı Kararına konu suçu işlemesi nedeniyle, Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2022 tarihli ve 2022/230 Esas, 2022/369 sayılı Kararı ile sanık hakkında, açıklanması geri bırakılan 25.06.2019 tarihli hükmün açıklanarak, 5237 sayılı Kanun'un 257/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53/1-2-3. madde ve fıkraları gereğince hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
B. İstinaf
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 31.05.2023 tarihli ve 2023/52 Esas, 2023/753 sayılı Kararı ile sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Kars 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/117 Esas sayılı dosyasında şikayetçinin sanık avukata karşı açtığı tazminat davasının reddine ilişkin kararın kesinleştiğinin anlaşılması, yargılamaya konu Diyarbakır 2. Aile Mahkemesinin 2015/35 Esas sayılı dosyasının ise Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 26.06.2018 tarihli ve 2016/20999 Esas, 2018/8077 sayılı Kararıyla boşanma hükmü yönünden feragat nedeniyle, diğer hükümler yönünden ise kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile temyiz isteminin reddedilmesi karşısında, Kars 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/117 Esas sayılı tazminat dava dosyası getirtilip incelenerek, Diyarbakır 2. Aile Mahkemesinin 2015/35 esas sayılı davasında verilen ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen kararın gerekçesi de dikkate alınmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Suç tarihinde İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, davalı şikayetçi ... vekili sıfatıyla takip ettiği Diyarbakır 2. Aile Mahkemesinin 2015/35 Esasına kayden görülen boşanma davasının, 19.11.2015, 21.01.2016, 08.03.2016 ve 26.05.2016 tarihli duruşmalarına mazeret bildirmeksizin katılmayarak, herhangi bir delil bildirmeyerek ve aleyhe tanık beyanlarına itiraz etmeyerek davayı gereği gibi takip etmediği iddiasıyla açılan kamu davasında, davaya konu Diyarbakır 2. Aile Mahkemesinin 2015/35 Esas sayılı dosyasının onaylı bir suretinin dosya arasında bulunmadığının; şikayet dilekçesi ekinde sunulan duruşma zabıtlarından anlaşıldığı üzere, sanığın katılmadığı tespit edilen 19.11.2015, 21.01.2016 ve 08.03.2016 tarihli celselerde esaslı bir işlemin yapılmadığı, sanık avukatın talebiyle davalı şikayetçi tanıklarının talimatla 29.04.2016 tarihinde Kars Aile Mahkemesince dinlendiği, 26.05.2016 tarihli celsede ise davacı tanıklarının dinlenerek davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, belirlenen maddi ve manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine ayrıca tedbir ve yoksulluk nafakalarına hükmedildiği, yargılama sonunda verilen kararın Kars 1. Noterliğinin 02.06.2016 tarihli ve 06518 yevmiye no.lu vekaletnamesi ile şikayetçinin vekilliğini üstlenen Av. İnci Seda Keleşoğlu tarafından temyiz edildiği, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin, 26.06.2018 tarihli ve 2016/20999 Esas, 2018/8077 sayılı Kararı ile davalı vekilinin 06.03.2018 tarihli dilekçesiyle boşanma hükmüne yönelik temyiz talebinden feragat etmesi nedeniyle temyiz dilekçesinin tarafların boşanmalarına ilişkin hüküm yönünden reddine karar verilerek davalının diğer temyiz itirazlarına yönelik yapılan incelemede usul ve yasaya uygun bulunan hükmün onanmasına karar verildiğinin tespit edildiği, yine sanığın istinaf dilekçesinde belirttiği Kars 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin, 29.03.2022 tarihli ve 2020/117 Esas, 2022/265 sayılı Kararının UYAP sisteminden temin edilerek incelenmesinde, anılan davanın, davacısının şikayetçi ..., davalısının ise sanık avukat ... olup, davanın sanık avukatın incelemeye konu Diyarbakır 2. Aile Mahkemesinin 2015/35 Esas sayılı dosyasında davayı takip etmek adına gereken özeni göstermemesi sebebiyle vekalet sözleşmesinden kaynaklanan tazminat talebine yönelik açıldığı, yapılan yargılamada, davacı şikayetçinin maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verildiği anlaşılmakla, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 257. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturması için somut olayda görevin gereklerine aykırı davranış yanında objektif cezalandırma şartı olan “kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olunması" ya da "kişilere haksız bir menfaat sağlanması" şartlarından birinin de bulunması gerektiği, bu itibarla iddianameye konu Diyarbakır 2. Aile Mahkemesinin 2015/35 Esas ile şikayetçinin tazminat talebine konu Kars 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/117 Esas sayılı dosyalarının asıllarının ya da onaylı suretlerinin getirtilerek incelenmesi, sanık hakkında objektif cezalandırma koşullarından birinin oluşup oluşmadığının, oluştuysa ne şekilde oluştuğunun denetime imkan verecek biçimde karar yerinde tartışılması sonrasında hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
26.05.2016 olan suç tarihinin karar başlığında 24.01.2016 olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi,
Sanığın atılı suç nedeniyle gözaltında veya tutuklulukta geçirdiği herhangi bir süre bulunmamasına rağmen tutuklulukta ve gözaltında geçirdiği sürelerin 5237 sayılı Kanun'un 63. maddesine göre cezasından mahsubuna karar verilmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince verilen kararın 5271 sayılı Kanun’un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca gereği için kararı veren Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.05.2025 tarihinde karar verildi.