"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2136 Esas, 2023/500 Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Diyarbakır 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2022 tarihli ve 2021/551 Esas, 2022/239 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince beraatine hükmolunmuştur.
B. İstinaf
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 12.04.2023 tarihli ve 2022/2136 Esas, 2023/500 sayılı Kararı ile katılan vekilinin ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık avukatın görevini ihmal etmesi sebebiyle müvekkilinin yaklaşık bir yıl tutuklu kalarak Türk Silahlı Kuvvetlerindeki görevinden ihraç edildiğine, bu nedenle mahkemenin müvekkilinin bir zararının doğmadığına ilişkin değerlendirmesinin hatalı olduğuna, gerek sanık avukatla gerekse stajyer avukatla yapılan mesajlaşma içerikleri incelendiğinde OHAL Komisyonuna başvuru yapılmış gibi bir izlenim oluşturularak müvekkilinin iki yıl boyunca oyalandığının anlaşılacağına, başvuru için vekaletnamede özel bir yetkilendirmenin aranmadığına, 1136 sayılı Kanun'un 37. maddesi gereği OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvuru yapma işini kabul etmeyen sanığın bu duruma ilişkin olarak süresi içinde müvekkilini bilgilendirmesi gerektiğine, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına dayanılarak beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın bozulması gerektiğine yöneliktir.
2.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Katılanın sanık avukata verdiği vekaletname içeriği incelendiğinde sanığa geniş yetkilerin tanındığına, OHAL Komisyonuna başvuru için vekaletnamede özel bir yetkilendirmenin aranmadığına, katılan vekili tarafından istinaf dilekçesi ekinde sunulan mesaj tutanaklarından katılanın sanık avukattan OHAL Komisyonuna başvuruda bulunmasını istediğinin anlaşıldığına, sanığın herhangi bir başvuruda bulunmadığı gibi işi reddettiğine ilişkin beyanının da olmadığına, atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna, cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen İlk Derece Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usûl ve kanuna uygun olması karşısında katılan vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince verilen kararda, katılan vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.