"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2049 E., 2022/2510 K.
SUÇ : Tefecilik
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2022 tarihli ve 2021/430 Esas, 2022/433 sayılı Kararı ile sanığın tefecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241/1, 62/1, 52/2 ve 53. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 250 tam gün karşılığı 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.
B. İstinaf
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 23.11.2022 tarihli ve 2022/2049 Esas, 2022/2510 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince tefecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmü kaldırılarak, sanığın zincirleme tefecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 241/1, 43/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 312 tam gün karşılığı 6.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hakkında aynı Kanun'un 53. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın atılı suçu işlemediğine, dolayısıyla Bölge Adliye Mahkemesince sanığına verilen cezanın artırılmasının bir temelinin bulunmadığına, sanık ile katılanın samimi arkadaş olduklarının tanık beyanları ile sabit olduğuna ve yakın arkadaşlar arasında borç para vermenin suç teşkil etmediğine, mahkemede dinlettikleri tanıkların beyanlarına itibar edilmediğine, bu durumun silahların eşitliği ilkesine aykırılık teşkil ettiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık hakkında mahkumiyet kararı verilemeyeceğine, tüm bu sebeplerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
5271 sayılı CMK’nın 282/1-f maddesindeki “Sanık, müdafii, katılan ve vekilinin davetiye tebliğ edilmesine rağmen duruşmaya gelmemesi hâlinde duruşmaya devam edilerek sanığın sorgu tutanakları anlatılmak suretiyle dava yokluklarında bitirilebilir. Ancak, 195 inci madde hükümleri saklı kalmak üzere, sanık hakkında verilecek ceza, ilk derece mahkemesinin verdiği cezadan daha ağır ise, her hâlde sanığın dinlenmesi gerekir” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak savunması alınmadan karar verilmek suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.02.2025 tarihinde karar verildi.