Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/1252 Esas, 2023/944 Karar

SUÇ : Zincirleme tefecilik

HÜKÜM : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece

Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2022 tarihli ve 2021/803 Esas, 2022/203 sayılı Kararı ile sanığın atılı suçtan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e-son maddesi gereği beraatine hükmolunmuştur.

B. İstinaf

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 03.05.2023 tarihli ve 2022/1252 Esas, 2023/944 sayılı Kararı ile ilk derece mahkemesince verilen beraat hükmü kaldırılarak sanığın zincirleme tefecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241/1, 43/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 625 tam gün karşılığı 18.750,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi

Sanık müdafii temyiz dilekçesinde; mağdurların kovuşturma aşamasındaki beyanları gereği sanığın mağdurlara altın satmış olduğu, faizle para vermediği gözetilerek hakkında beraat hükmü kurulması gerekirken eksik inceleme ile mahkumiyet hükmü kurulduğunu belirtmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Tefecilik suçunun konusunu, kazanç elde etmek amacıyla başkasına verilen ödünç paranın oluşturduğu, 5237 sayılı Kanun'un 2. maddesindeki “Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz” düzenlemesi de dikkate alındığında, suç tarihinde kuyumcu olan sanığın, mağdurlara vadeli şekilde altın satıp karşılığında düzenlediği faturalarda çok daha yüksek miktarda altın teslim edilmiş gibi göstermek sureti ile icra takibi başlatarak kazanç elde ettiği kabul edilmiş olsa dahi, tefecilik suçunun konusunu tedavüle konan, ekonomik değeri olan ve ödeme aracı olarak kullanılan paranın oluşturduğu gözetildiğinde, sanığın eyleminin tefecilik suçunu oluşturmayacağından bahisle sanık hakkında ilk derece mahkemesi tarafından kurulan beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği nazara alınmadan, suçun maddi unsurunu oluşturan konuda yanılgıya düşülerek beraat hükmü kaldırılıp yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince verilen kararın, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.02.2025 tarihinde karar verildi.

***