Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2021/204 Esas, 2021/268 Karar

SUÇ : Görevi kötüye kullanma

İNCELEME KONUSU KARAR : Son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına ilişkin

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2021 tarihli ve 2021/204 Esas, 2021/268 sayılı Kararı ile sanık ... hakkında son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına ilişkin karar verilmiş, verilen kararın itiraz edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 11.01.2024 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.02.2024 tarihli ve KYB-2024/9528 sayılı yazısı ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.02.2024 tarihli ve KYB-2024/9528 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“Dosya kapsamına göre; Aydın Barosunda kayıtlı Avukat ...'nın, suça sürüklenen çocuk müdafiî sıfatıyla, müştekinin yargılandığı Söke Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/317 (bozmadan önce 2016/242) esas sayılı kamu davasında, neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama sonucu öldürme suçundan müvekkilinin 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair 24.11.2017 tarihli ve 2017/317 esas, 2017/333 sayılı aleyhe karara karşı yasal süresinde istinaf yoluna başvurması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 28.06.2018 tarihli ve 2018/430 esas, 2018/1805 sayılı karar ile ilk derece mahkemesinin mahkumiyete ilişkin hükmünün kaldırılarak müvekkilinin 21 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair yüzüne karşı verilen kararı, temyiz sebepleri ile ayrıntılı beyan ve gerekçeleri bildirmeden 29.06.2018 tarihinde süre tutum talepli olarak temyiz etmesinin ardından kararı 05.07.2018 tarihinde tebellüğ ettiği hâlde 7 günlük yasal süresinden sonra bu kez gerekçeli olarak temyiz etmesi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesince 09.04.2019 tarihli ve 2019/58 esas, 2019/2130 sayılı temyiz isteminin reddine dair kararın verilmesine neden olduğu şeklinde gelişen olayda, adı geçen şüphelinin üzerine atılı suç ile ilgili mevcut deliller son soruşturmanın açılması için yeterli olup, delillerin takdirinin de son soruşturma aşamasında davayı görecek olan mahkemesine ait bulunduğu gözetilmeden, son soruşturma açılması kararı yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1.Söke Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.05.2021 tarihli ve 2021/3905 Soruşturma, 2021/1486 Esas, 2021/196 numaralı İddianamesi ile Aydın Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın, şikayetçinin müdafii sıfatıyla takip ettiği Söke Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/317 Esas sayılı kamu davasında, "neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama sonucu öldürme" suçundan müvekkilinin mahkumiyetine dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 28.06.2018 tarihli ve 2018/430 Esas, 2018/1805 sayılı Kararı ile ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak şikayetçinin "kasten öldürme" suçundan cezalandırılmasına hükmolunduğu, aleyhe olan Kararı, gerekçe belirtmeden temyiz etmesi sebebiyle Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 09.04.2019 tarihli ve 2019/58 Esas, 2019/2130 sayılı Kararı ile temyiz isteminin reddine karar verildiği ve bu şekilde görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddiasıyla hakkında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.

2.Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2021 tarihli ve 2021/204 Esas, 2021/268 sayılı Kararı ile dosya kapsamında yer alan savunma dilekçesi ve ekli belgelerden sanığın herhangi bir ihmalinin bulunmadığı, bahse konu kararı suça sürüklenen çocuğun temyiz etmesi nedeni ile hak kaybı ve mağduriyetin oluşmadığı gerekçesi ile son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

3.5271 sayılı Kanun'un 294/1. maddesinde, "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır", aynı Kanun'un "Temyiz gerekçesi" başlığını taşıyan 295/1. maddesinde ise; "Temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir" şeklindeki düzenlemeler ile tüm dosya kapsamına nazaran, sanık avukata şikayetçinin müdafii sıfatıyla 28.06.2018 tarihinde tefhim edilen ve 05.07.2018 tarihinde tebliğ olunan hükümde 5271 sayılı Kanun'un 295 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin tebliğden itibaren (7) gün içerisinde verilmesi gerektiğinin bildirilmediği ve bu hususun meşruhatlı tebligat ile de ihtar edilmediği gibi dosyanın sanığı olan şikayetçi tarafından temyiz kanun yoluna başvurulduğu ve bu itibarla Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2021 tarihli ve 2021/204 Esas, 2021/268 sayılı Kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, bu karara yönelik kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dosyanın, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.05.2024 tarihinde karar verildi.

***