Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/1193 Esas, 2023/1503 Karar

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen Kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59/son fıkrası ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. fıkrasına istinaden temyiz delikçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.01.2023 tarihli ve 2020/129 Esas, 2023/22 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62 ve 53. maddeleri gereğince neticeten 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. İstinaf

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 06.07.2023 tarihli ve 2023/1193 Esas, 2023/1503 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanığın Temyiz İstemi

Avukat olarak yargılama sürecindeki tüm görevlerini yerine getirdiğine, hukuki mütalaalarda bulunduğuna, beraatine karar verilmesi gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Suç tarihinde Samsun Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, sanık müdafiî sıfatıyla, Sincan 5. Noterliğince düzenlenen 03.02.2017 tarih ve 3042 yevmiye sayılı vekâletnameye istinaden 15 Temmuz darbe girişimi olayından dolayı açılan kamu davasında Sincan (1) Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunan katılan ...’un müdafiliğini üstlenip, bahse konu kamu davasını takip etmek üzere vekâlet ücretine mahsuben 22.000 Türk lirasını tahsil etmesine rağmen müvekkilini cezaevinde ziyaret etmeyip, istediği evrakı kendisine iletmediği ve kamu davasının duruşmalarına katılmadığı iddiasıyla açılan kamu davasında; sanık avukatın 10.10.2017 tarihli ilk celseye katıldığı, yine müvekkilinin sorgusunun yapıldığı 08.03.2018 tarihli celseye de katılarak savunmasını yaptığı, sanığın katılmadığı tespit edilen diğer celselerde ise müvekkili ile ilgili esaslı bir işlemin yapılmadığı, yargılama devam ederken de sanık avukatın azledildiği ayrıca cezaevinde de ziyarete gittiği dikkate alındığında, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 257/2. maddesinde düzenlenen ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturması için somut olayda görevin gereklerine aykırı davranış yanında objektif cezalandırma şartı olan “kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olunması" ya da "kişilere haksız bir menfaat sağlanması" şartlarından birinin de bulunması gerektiği gözetilerek, somut olayda objektif cezalandırma koşullarının oluşup oluşmadığının, oluştuysa ne şekilde oluştuğunun denetime imkan verecek biçimde karar yerinde tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği nazara alınmadın, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre de;

Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "18.07.2018" yerine "03.02.2017" olarak hatalı şekilde yazılması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi,

5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, söz konusu maddenin birinci fıkrasında (7) bent halinde sayılan hususlar göz önünde bulundurularak ve somut gerekçeler tek tek belirtilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması gerektiği gözetilmeden "suçun işleniş biçimi, failin güttüğü amaç, meydana gelen zarar" şeklindeki maddede yazılı ibarelerin soyut tekrarıyla yetinilip teşdit gerekçesi olarak kullanılmak suretiyle aynı Kanun'un 61. maddesine muhalefet edilmesi,

Sanığın adli sicil kaydında yer alan Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2018 tarihli ve 2016/219 Esas, 2018/205 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi gereğince ele alınması için ilgili mahkemeye ihbarda bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 06.07.2023 tarihli ve 2023/1193 Esas, 2023/1503 sayılı Kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. madde ve fıkraları gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a madde-fıkra ve bendi uyarınca, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2025 tarihinde karar verildi.

***