"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1622 Esas, 2023/1536 Karar
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hâk ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin 09.05.2023 tarihli ve 2022/310 Esas, 2023/225 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62, 51, 53/5 ve 58. maddeleri uyarınca neticeten erteli 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstinaf
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 13.07.2023 tarihli ve 2023/1622 Esas, 2023/1536 sayılı Kararı ile sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın Temyiz İstemi
Açılacak bir tapu davası olmadığına, yapılacak işlemin ölünceye kadar bakma sözleşmesi olduğuna, katılanın kızı da gelmediğinden noterdeki işlemi gerçekleştiremediğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Suç tarihlerinde İzmir Barosunda kayıtlı avukat olan sanığın, katılanın kızına ileride kalacak mirası ile ilgili dava açmak üzere .... Noterliğince düzenlenen 12.09.2019 tarihli vekaletnameyle adı geçenin vekilliğini üstlenip, vekalet ücreti ve masraflara mahsuben muhtelif tarihlerde belgesiz olarak toplamda 6.000 TL aldığı halde aynı yer Noterliğince düzenlenen 06.04.2021 tarihli azilnameye kadar dava açmayarak gereğine tevessül etmediği gibi, talebe rağmen bahse konu parayı iade etmediği iddiasıyla açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda mahkemece 5237 sayılı Kanun'un 257/2. maddesi gereğince sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de 1136 sayılı Kanun'un yalnız avukatların yapabileceği işler başlıklı 35/1. maddesindeki "Kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermek, mahkeme, hakem veya yargı yetkisini haiz bulunan diğer organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek, bu işlere ait bütün evrakı düzenlemek, yalnız baroda yazılı avukatlara aittir." şeklindeki düzenleme karşısında, somut olayda sanığın, katılanın kızına ileride kalacak mirasla ilgili açabileceği bir dava bulunup bulunmadığının araştırılması sonrasında, sanığın açabileceği bir dava bulunması ancak açılmadığının anlaşılması halinde 5237 sayılı Kanun'un 257/2. maddesinde düzenlenen ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunun, açabileceği bir dava bulunmaması halinde münhasıran avukat tarafından yapılabilme koşulunun bulunmaması sebebiyle yüklenen suçun unsurlarının gerçekleşmeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
İddianamede ve son soruşturmanın açılması kararında 5237 sayılı Kanun'un 257/1 maddesinin uygulanması talep edildiği halde ek savunma hakkı tanınmadan sanığın aynı Kanun'un 257/2. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar nazara alındığında hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a madde, fıkra ve bendi uyarınca Bergama Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2025 tarihinde karar verildi.