Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/421 Esas, 2023/2512 Karar

SUÇ : Görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararının kaldırılarak atılı suçtan mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59/son ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.12.2022 tarihli ve 2021/320 Esas, 2022/514 sayılı Kararı ile sanığın görevi kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraatine hükmolunmuştur.

2. Katılan vekilinin istinaf talebi üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 15.11.2023 tarihli ve 2023/421 Esas, 2023/2512 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak sanığın atılı suçtan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince 75 tam gün karşılığı 2.250 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi

Sanık avukatın vekil sıfatı ile takip ettiği davada masrafları karşılama yükümlülüğü bulunmadığına, dava masrafları hakkında katılanın bilgilendirildiğine, Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davanın derdest olduğuna, katılanın ıslak imzalı talimatına rağmen verilen talimatın değil beyanlarının esas alınmasının hukuka aykırı olması nedeniyle verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesinde yer alan "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olması gerektiği, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğu, dava konusu yapılan eylemin açıkça ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği, iddianame yerine geçen son soruşturmanın açılmasına ilişkin karar ile kovuşturma izni uyarınca, davacı katılan vekili sıfatıyla Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/164 Esasına kayden açtığı tapu iptali ve tescil davasının 15.10.2019 tarihli ön inceleme duruşmasında 300,00 TL gider avansı yatırmak üzere 2 haftalık kesin süre verildiği ve süresinde avansın yatırılmaması durumunda davanın usulden reddedileceğine ilişkin ihtarın kendisine tefhim olunduğu halde süresinde belirtilen miktardaki avansı yatırmayarak ve katılanı bu konuda bilgilendirmeyerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-g ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın reddine karar verilmesine sebebiyet verdiği isnadı ile sanık hakkında dava açıldığı, yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince "...sanığın üzerine atılı yargılamaya konu olayda atılı suçun yasal unsurlarının gerçekleşmediği yapılan yargılama sonucu anlaşılmakla..." şeklindeki gerekçe ile sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verildiği, beraat hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 15.11.2023 tarihli kararı ile, Asliye Hukuk Mahkemesince yanlış işlem tesis edilmiş olmasının sanığın eylemini hukuka uygun hale getirmeyeceği, zira hukuka aykırı olduğu ileri sürülen kararların da kendiliğinden ortadan kalkmayacağı ancak bunların kanun yollarında denetlenerek varsa hukuka aykırılıkların giderileceği, kendisine verilen kesin süre içerisinde yükümlülüğünü yerine getirmeyen sanığın, hukuka aykırı olduğunu belirttiği bu karar aleyhine kanun yoluna başvurmadığı, bu şekilde yeni bir avukat tutmak zorunda kalan katılanın mağduriyetine yol açtığı şeklinde bir anlatıma yer verilmediği hâlde iddianın dışına çıkılarak davasız yargılama olmaz ilkesine aykırı olarak, İlk Derece Mahkemesi tarafından sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükmünün kaldırılarak atılı suçtan yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre de;

28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilebileceğinin ihtarına karar verilmesi,

Hukuka aykırı görülmüştür.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,22.05.2025 tarihinde karar verildi.

***