Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/1913 E., 2023/1916 K.

SUÇ : Görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.02.2022 tarihli ve 2020/447 Esas, 2022/77 sayılı Kararı ile sanığın zincirleme ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 43/1, 62, 50, 52. maddeleri uyarınca 187 tam gün karşılığı 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.

B. İstinaf

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 14.06.2023 tarihli ve 2022/1913 Esas, 2023/1916 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanık müdafiinin temyiz istemi; söz konusu dosyalarda katılanı iki avukatın temsil ettiğine, katılanın yalnızca sanığı azlettiğine, dava dosyalarının son duruşmalarına mutlak surette sanığın katılıp katılmayacağının belirsiz olduğuna, bu nedenle şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, yine davaların takip edilmemesi için katılanın sözlü talimat verdiğine, katılanın zarar görmediğine, dolayısıyla suç işleme kastının bulunmadığına, suç tarihinin 28.01.2014 yerine sanık aleyhine olacak şekilde 14.07.2014 olarak belirlenmesinin ve cezanın tecil edilmemiş olmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında sanık müdafiinin temyiz itirazları ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2025 tarihinde karar verildi.

***