Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/738 E., 2023/515 K.

SUÇ : Görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2022 tarihli ve 2021/118 Esas, 2022/82 sayılı Kararı ile sanık hakkında, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına hükmedilmiştir.

B. İstinaf

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 26.05.2023 tarihli ve 2022/738 Esas, 2023/515 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanığın Temyiz İstemi

Katılanın kendisine vekalet ücreti ödememesi ve çıkardığı vekaletnameyi kendisine teslim etmemesi nedenleriyle hakkındaki mahkumiyet hükmünün hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Adana Barosuna bağlı avukat olan sanığın, katılana vekaleten takip ettiği ceza soruşturması sonunda verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı süresi içerisinde itiraz etmeyerek kararın kesinleşmesine neden olmak suretiyle görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verilen yargılama konusu dava kapsamında, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında temel ceza tayin edilirken "katılanın kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı itiraz hakkını kaybetmiş olması dikkate alınarak" denilmek suretiyle, suç teşkil eden fiilin bizatihi teşdit gerekçesi yapılması, bu gerekçe yanında "suçun işlenmesindeki özellikler, meydana gelen zararın ağırlığı" şeklinde yasal gerekçelere de dayanılmış olması nedeniyle sonuca etkili görülmemiş ancak; sanığın sadece şikayetçi sıfatıyla beyanı alınırken katılana Emniyette vekil sıfatıyla eşlik ettiğini, katılanın kendisine vekaletname çıkardığından haberi olmadığını, telefonda katılandan Savcılığın ilgili belgelerini iletmesini istediğini savunması karşısında, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için katılanın 02.07.2018 havale tarihli dilekçesi ile Adana Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde şikayetçi olmasından sonra 03.07.2018 tarihinde sanık avukat huzurunda şikayetçi sıfatıyla beyanının alınmış olması ve katılan ile sanık arasındaki telefon görüşmesi içeriğinin belli olmaması hususları da gözetilerek, Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca 30.10.2018 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın sanığa tebliğ edilip edilmediğinin ve katılanın 12.11.2018 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı sanığa iletip iletmediği ile karara karşı itiraz edilmesine yönelik bir talimatı olup olmadığı hususlarının araştırılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 26.05.2023 tarihli ve 2022/738 Esas, 2023/515 sayılı Kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 307. maddesinin beşinci fıkrası hükmü gereğince sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. . Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,22.04.2025 tarihinde karar verildi.

***