"İçtihat Metni"
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sırasında; Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi arasında oluşan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi ve yargı yerinin belirlenmesi istemiyle gönderilen dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tebliğname ile daireye verilmekle incelendi;
Dosyanın mahiyeti itibarıyla ön inceleme denetimine tabi olmadığı, kararların sonucunda da uyuşmazlığın doğduğu tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Menemen Cumhuriyet Başsavcılığının 04.01.2023 tarih ve 2023/29 Talepname numaralı Menemen 2. Asliye Ceza Mahkemesine hitaben düzenlenen talepnamesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 250 nci maddesi uyarınca seri muhakeme usulü uygulanarak sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan belirlenen yaptırım doğrultusunda karar verilmesinin talep edildiği; Menemen 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.01.2023 tarihli ve 2023/48 Esas, 2023/35 sayılı Kararı ile atılı suçtan Karşıyaka Ağır Ceza Mahkemesine itiraz yolu açık olmak üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği; deneme süresi içinde yeni bir suç işlenmesi nedeniyle mahkemesine bildirimde bulunulması üzerine duruşma açılmak suretiyle Menemen 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.11.2023 tarihli ve 2023/812 Esas, 2023/872 sayılı Kararı ile hükmün açıklanarak Karşıyaka Ağır Ceza Mahkemesine itiraz yolu açık olmak üzere sanığın mahkumiyetine karar verildiği; sanığın mahkumiyet kararına itiraz etmesi üzerine Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.02.2024 tarihli ve 2024/438 Değişik İş sayılı Kararı ile yasa yolunun istinaf olduğu gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verdiği, devamında İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 13.03.2024 tarihli ve 2024/513 Esas, 2024/558 sayılı Kararı ile seri yargılama usulünün uygulandığı ve verilen kararın itiraz yasa yoluna tabi olduğu belirtilerek istinafa tabi olmayan başvurunun reddine karar verilerek oluşan olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın dairemize gönderildiği anlaşılmakla;
İncelenen dosya içeriğine göre, somut olayda sanık hakkında genel hükümlere göre sonuçlandırılmış bir soruşturma neticesinde düzenlenen, 5271 sayılı Kanunda açıklanan anlamda, bir iddianamenin bulunmaması, Cumhuriyet Savcısı ile şüpheli arasındaki anlaşma neticesinde belirlenen yaptırımın onaylanması için talepname düzenlenmiş olması, yargılama makamının iddianamedekinin aksine talep yazısında belirtilenden fazla yaptırıma hükmetme yetkisinin bulunmaması, 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünde mahkemenin denetleme işlevi görmesi, alternatif bir yargılama usulü olması, 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki “Mahkeme, şüpheliyi müdafii huzurunda dinledikten sonra üçüncü fıkradaki şartların gerçekleştiği ve eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu ve dosyadaki mevcut delillere göre mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği kanaatine varırsa talep yazısında belirtilen yaptırımdan daha ağır olmamak üzere dört ila yedinci fıkra hükümleri doğrultusunda hüküm kurar; aksi takdirde talebi reddeder ve soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla dosyayı Cumhuriyet başsavcılığına gönderir. Mazeretsiz olarak mahkemeye gelmeyen şüpheli, bu usulden vazgeçmiş sayılır.”, aynı Kanun'un 250 nci maddesinin onuncu fıkrasındaki "Seri muhakeme usulünün herhangi bir sebeple tamamlanamaması veya soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesi hâllerinde, şüphelinin seri muhakeme usulünü kabul ettiğine ilişkin beyanları ile bu usulün uygulanmasına dair diğer belgeler, takip eden soruşturma ve kovuşturma işlemlerinde delil olarak kullanılamaz.” ve aynı Kanun'un 250 nci maddesinin on dördüncü fıkrasındaki “Dokuzuncu fıkra kapsamında mahkemece kurulan hükme itiraz edilebilir. İtiraz mercii, itirazı üçüncü ve dokuzuncu fıkralardaki şartlar yönünden inceler." düzenlemelerine göre anılan usulün kendine özgü ve normal yargılama usulünden farklı olduğunun ve tüm sürecin seri muhakeme usulü için yasada öngörülen hükümler çerçevesinde başlatılıp bitirilmesi gerektiğinin anlaşılmasına ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi kararındaki gerekçeye göre, yerinde görülmeyen Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.02.2024 tarihli ve 2024/438 Değişik İş sayılı GÖREVSİZLİK KARARI olarak değerlendirilen karar verilmesine yer olmadığına dair kararının oy birliğiyle KALDIRILMASINA,
Dava dosyasının mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.07.2024 tarihinde karar verildi.