Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2023/168 Esas, 2023/404 Karar

SUÇ : Görevi kötüye kullanma

KANUN YARARINA BOZMAYOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.07.2023 tarihli ve 2023/168 Esas, 2023/404 sayılı Kararı ile sanık ... hakkında son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına karar verilmiş, verilen kararın itiraz edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.02.2024 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.03.2024 tarihli ve KYB-2024/20644 sayılı yazısı ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.03.2024 tarihli ve KYB-2024/20644 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“Dosya kapsamına göre; İstanbul 1 Nolu Barosunda kayıtlı Avukat ...'ın, müşteki sanık müdafii sıfatıyla, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/352 (Görevsizlik kararı öncesi Gaziosmanpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/523 Esas, bozma öncesi aynı yer 2013/98 Esas) Esas sayılı kamu davasının yargılaması sonunda, "nitelikli dolandırıcılık" suçundan 1 yıl 2 ay hapis ve 5.000.00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair 29.01.2019 tarihli ve 2019/54 sayılı Kararı 22.02.2019 tarihinde tebellüğ ettiği hâlde, yasal süresi içinde temyiz etmeyerek, aleyhe kararın 12.03.2019 tarihinde kesinleşmesine neden olduğu şeklinde gelişen olayda, adı geçen şüphelinin üzerine atılı suç ile ilgili mevcut deliller son soruşturmanın açılması için yeterli olup, delillerin takdirinin de son soruşturma aşamasında davayı görecek olan mahkemesine ait bulunduğu gözetilmeden, son soruşturma açılması kararı yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1.Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.02.2023 tarihli ve 2023/22312 Soruşturma, 2023/5154 Esas, 2023/1440 numaralı İddianamesiyle İstanbul 1 Nolu Barosunda kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın, katılanın vekilliğini üstlenerek, sanık müdafii sıfatıyla takip ettiği İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/352 Esas sayılı kamu davasında, "nitelikli dolandırıcılık" suçundan müvekkilinin bir yıl iki ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair yokluğunda verilen 29.01.2019 tarihli ve 2019/54 sayılı aleyhe olan Kararı, 22.02.2019 tarihinde tebellüğ ettiği halde, yasal süresinde temyiz etmeyerek mağduriyete sebebiyet verdiği iddiasıyla ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddiasıyla hakkında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.

2.Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.07.2023 tarihli ve 2023/168 Esas, 2023/404 sayılı Kararı ile müdafi sıfatıyla sanık adına çıkartılan tebligatın 22.02.2019 tarihinde sanık müdafiinin yetkili daimi çalışanı... imzasına tebliğ edildiği ancak 15.01.2022 tarihli kolluk tutanağı ve sanık savunmasına göre....'ün sanık ile birlikte çalışmadığından sanık adına tebligat almaya yetkili olmadığı ve tebligatın usulsüz olduğu gerekçesi ile son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

3.Dosya kapsamına nazaran Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 20.07.2023 tarihli ve 2023/168 Esas, 2023/404 sayılı Kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, bu karara yönelik kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dosyanın, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.06.2024 tarihinde karar verildi.

***