"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/1109 Esas, 2023/1206 Karar
SUÇ: İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.05.2023 tarihli ve 2021/309 Esas, 2023/108 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53/1-2-3. maddesi gereği hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
B. İstinaf
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 18.10.2023 tarihli ve 2023/1109 Esas, 2023/1206 sayılı Kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile, duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğu uygulanmaması aleyhe istinaf bulunmadığından eleştiri konusu yapılarak suç tarihi itibarıyla sabıkasız olan sanık hakkındaki hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesi gereğince adli para cezasına veya bir başka tedbire çevrilmesi gerekirken, gerekçesiz olarak uygulanmaması nedeniyle hükümden sanık hakkında 5327 sayılı Kanun'un 50. maddesinin uygulanmadığına ilişkin paragraftaki "TCK'nın 50" ibaresi ve aynı Kanun'un 53. maddesinin uygulandığı paragrafın çıkarılarak, sanığa verilen kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50/1-a maddesi gereği bir gününün takdiren 20,00 TL'den paraya çevrilmek suretiyle sanığın 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair paragrafın eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın Temyiz İstemi
İlk Derece Mahkemesince hazırlanan gerekçeli kararın ve sunulan istinaf başvuru dilekçesinin müdafiinin yanında tarafına da tebliğ edilerek, istinaf başvurusunda bulunması halinde başvuru dilekçesinin katılanlara tebliğ edilmesi gerekirken, gerekçeli kararın kendisine tebliğ edilmediğine, Bölge Adliye Mahkemesince bu konuda herhangi bir inceleme yapılmaksızın onama kararı verildiğine, bu nedenle kararın bozulmasına yöneliktir.
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Katılanlar ile müvekkili arasındaki ilişkinin hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğuna, katılanların beyanlarının gerçeği yansıtmadığına, alacağın tahsili için hukuki yollara başvurmayan katılanların beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine, müvekkilinin davadan feragat etmek için katılanlardan yazılı bir talimat almasının gerekmediğine, "Şüpheden sanık yararlanır." ilkesi gereği müvekkilinin beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Suç tarihinde Adana Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, katılanların yakınının geçirdiği trafik kazasında vefatı üzerine destekten yoksun kalmalarından kaynaklanan maddi tazminatın sigorta şirketinden tahsili amacıyla davacı katılanlar vekili sıfatıyla açtığı Adana Asliye 2. Ticaret Mahkemesinin 2014/1729 Esas sayılı dosyası kapsamında, davanın kabulüne dair karar sonrası müvekkillerinin bilgi ve talimatı olmadan davalı sigorta şirketi ile 03.11.2014 tarihli "Sulh Protokolü - İbraname" başlıklı belgeyi imzalayarak faiz haklarından kısmen feragat ettiğinden bahisle icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de; katılan ...'ın Adana Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu 24.02.2020 tarihli şikayet dilekçesi ile katılanların kovuşturma aşamasında alınan beyanları incelendiğinde, sanık avukatın davalı sigorta şirketi ile sulh protokolü imzalamasına rızalarının olmadığına ve bu nedenle zarara uğradıklarına ilişkin bir beyana rastlanılmadığı, katılanların sulh protokolü imzalandıktan sonra tahsil ettiği parayı uhdesinde tutması nedeniyle sanıktan şikayetçi oldukları ve bu isnat yönünden verilen beraat hükmünün istinaf edilmeden kesinleştiği anlaşılmakla, katılanların davalı sigorta şirketi ile sulh protokolü imzalanmasına muvafakatlarının bulunup bulunmadığı hususu araştırılarak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.10.2025 tarihinde karar verildi.