Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2017/226 E., 2018/503 K.

SUÇ : Tefecilik, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'na muhalefet

HÜKÜM : Sanıklara atılı eylemlerin kül halinde zincirleme tefecilik suçunu oluşturduğunun kabulü ile bu suçtan mahkumiyet

TEMYİZ EDENLER : Sanıklar ve katılan vekili

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

Adana 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.09.2017 tarihli ve 2017/102 Esas, 2017/734 sayılı Kararı ile tefecilik ve 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından sanık ... hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e madde ve fıkrası gereğince ayrı ayrı beraatine, sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 44, 241/1, 52 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 5 tam gün karşılığı 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.

B. İstinaf

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 07.03.2018 tarihli ve 2017/226 Esas, 2018/503 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen beraat ve mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak sanıklara atılı eylemlerin kül halinde zincirleme tefecilik suçunu oluşturduğunun kabulü ile 5237 sayılı Kanun'un 37/1, 44, 241/1, 43/1, 62, 52 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 5 tam gün karşılığı 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Katılan Hazine Vekilinin Temyiz İstemi

Sanıklar hakkında temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinin ve haklarında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

Sanıkların Temyiz İstemi

Dosya kapsamında faizle para aldığını beyan eden tanık beyanı bulunmamasına karşın haklarında mahkumiyet hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun'un 241. maddesinde tefecilik suçunun "Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi, ..." biçiminde tanımlandığı, bu düzenlemeye göre suçun oluşması için sanığın yalnızca bir kişiye ödünç para vermesi yeterli olup, bu işi meslek haline dönüştürüp dönüştürmemesinin öneminin bulunmadığı, kanunda serbest hareketli bir suç tipi olarak düzenlenen tefecilik suçunun Point Of Sale (POS) cihazının kullanım amacı ve sözleşme koşulları dışında kullanılarak, faiz, komisyon vb. adlar altında alınan bir bedel karşılığında kredi kartı sahiplerinin nakit ihtiyaçlarının karşılanması (POS tefeciliği) biçiminde de işlenmesinin mümkün bulunduğu, hukuki konusu "para" olan tefecilik suçunun ancak "kazanç elde etme" özel kastı ile işlenebileceği, 5464 sayılı Kanun'un 36. maddesinde ise "Gerçeğe aykırı olarak harcama belgesi, nakit ödeme belgesi ya da alacak belgesi düzenlemek veya bu belgelerde ne surette olursa olsun tahrifat yapmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayanlar, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar" hükmünün yer aldığı, sanıkların savunmasında kimseye faiz karşılığı para vermediklerini, işyeri aramasında ele geçirilen kredi kartlarının sahiplerinin de sanık ...'a borçlarını ödemesi için yardım amaçlı kartlarını verdiklerini beyan etmeleri, kovuşturma aşamasında alınan 08.06.2017 tarihli bilirkişi raporunda ise sanıkların ortak olarak çalıştığı işyerine ait Point Of Sale (POS) cihazından 2015 yılında 6.452.032,30 TL işlem yapılmasına rağmen 5.157,02 TL ticari kazanç beyan edildiğinin belirtilmesi ve banka hesap hareketlerinden kredi kartlarına para yatırılıp aynı gün POS cihazlarında çoğunlukla yatırılan miktar kadar işlem yapılmış olduğunun tespit edilmesi karşısında; maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması ve suç vasfının belirlenebilmesi açısından, sanıkların tefecilik yapıp yapmadığı hususunda ayrıntılı kolluk araştırması yaptırılması, duruşmada beyanda bulunan tanıklar dışında 2015 yılında POS cihazlarından işlem yaptıranlar ile sanıkların alacaklısı olduğu icra takip dosyalarından tespit edilecek takip borçlularından olayı aydınlatmaya yetecek kadar kişinin tanık sıfatıyla dinlenilmesi, sonrasında sanıkların faiz, komisyon vb. adlar altında alınan bir bedel karşılığında kredi kartı sahiplerinin nakit ihtiyaçlarının karşıladığının tespiti halinde tefecilik suçundan, faiz ya da komisyon almadan herhangi bir mal teslimi veya hizmet ifası olmaksızın nakit ihtiyacının giderilmesi amacıyla başkalarına ait kredi kartları ile çekim işlemleri yapmak suretiyle gerçeğe aykırı harcama belgesi düzenlediklerinin tespiti halinde ise 5464 sayılı Kanuna muhalefet suçundan mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin Kararına yönelik sanıkların ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere hükmü bozulan Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2025 tarihinde karar verildi.

***