Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2012/338 Esas, 2022/12 Karar

SUÇTAN ZARAR GÖRENLER : Hazine, Sağlık Bakanlığı

SUÇLAR : Zincirleme nitelikli zimmet (tüm sanıklar hakkında), kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği (sanıklar ... ve ... hakkında)

HÜKÜM : Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre sanıklar hakkında zimmet suçundan açılan kamu davasında katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Sağlık Bakanlığının ve Hazinenin kanun yoluna başvurma haklarının bulunması ve hükümlerin vekilleri tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7417 sayılı Kanun) yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde anılan suç yönünden müdahil sıfatını kazandıklarına ancak sanıklar ... ve ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan açılan kamu davasında katılan sıfatını alabilecek surette doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan, bu nedenle bahse konu suçtan kurulan hükümleri temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılan Hazinenin vekili aracılığı ile bu suç yönünden vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin katılan Hazine vekilinin sanıklar hakkında zimmet suçundan, O yer Cumhuriyet savcısı ile katılan Sağlık Bakanlığı vekilinin ise her iki suçtan verilen hükümlere yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Sanıkların üzerine atılı nitelikli zimmet suçunun, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 202/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 102/2. maddesi gereğince 15 yıllık, sanıklardan ... ve ...'e isnat edilen kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunun ise suç tarihlerine göre lehe olan 765 sayılı Kanun'un 339/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 102/3. maddesinde belirlenen 10 yıllık asli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 06.03.2009 tarihli mahkumiyet hükümlerinden itibaren, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçu yönünden inceleme konusu hükümlerin tarihi, nitelikli zimmet suçu yönünden ise inceleme günü itibariyle bu sürelerin gerçekleştiği, zamanaşımını kesen başkaca bir sebebin de bulunmadığı anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar haklarında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***