"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1963 Esas, 2024/595 Karar
SUÇ : Zincirleme olarak ihmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet kararının kaldırılarak zincirleme olarak ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,
Dosya kapsamına göre uygun görülmeyen sanığın duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca takdiren reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.07.2021 tarihli ve 2019/562 Esas, 2021/340 sayılı Kararı ile sanığın zincirleme olarak icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1, 43/1, 62, 51/1-3, 53/1-2-3. maddeleri gereğince erteli 8 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğu uygulanmasına hükmolunmuştur.
B. İstinaf
Sanığın istinaf istemi üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 28.02.2024 tarihli ve 2022/1963 Esas, 2024/595 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmü kaldırılarak, sanık hakkında zincirleme olarak ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257/2, 43/1, 62/1, 50/1-a, 52/2. maddeleri gereğince 100 tam gün karşılığı 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğu uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın Temyiz İstemi
Temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına, Bakanlık tarafından verilen kovuşturma izninin Av. ... hakkında verildiğine kendisiyle ilgili verilmiş bir kovuşturma kararı bulunmadığına, katılanın ait Ankara, Kırıkkale, Dörtyol, İskenderun ve Tokat adliyelerindeki işlerini yoğun emek ve mesai harcayarak takip ettiğine, bu işlere ilişkin kendisine ödenen 1.000-2.000 TL dışında ücret ödenmediğine, usul ve kanuna aykırı olan kararın bozulmasına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de, bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı Kanun'un 231/6-c maddesinde düzenlenen "giderilmesi gereken zarar" kavramının, somut, belirlenebilir maddi zarar olduğu, buna karşın dava konusu edilen eylemin, katılanın mağduriyetine yol açtığı, giderilmesi gereken somut ve maddi bir zararın belirlenmediği gözetilerek, aynı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmasına engel sabıkası bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 231/6. maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, "zarar giderilmediğinden" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kabule göre de;
Hükmün fıkrasının "B" bendinin altıncı paragrafında 150 tam gün karşılığı yerine 100 tam gün ibaresine yer verilmesi,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında bu bentteki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmemesinin aleyhe istinaf bulunmadığından kazanılmış hak teşkil ettiği ve eleştiri konusu yapılması ile getirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilebileceğinin ihtarına karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,15.05.2025 tarihinde karar verildi.