Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/849 Esas, 2022/97 Karar

SUÇ : Zimmet

HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın (2709 sayılı Kanun) 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 34/2, 231/2, 232/6 ve 291/1-2. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğunun belirtilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 294/1. maddesinde; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.'', aynı Kanun'un temyiz tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan "Temyiz gerekçesi" başlığını taşıyan 295/1. maddesinde ise; "Temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir.'' şeklindeki düzenlemeler karşısında;

Katılan Hazine vekiline 21.02.2022, sanık ... müdafiine ise 26.02.2022 tarihinde tebliğ olunan hükümde 5271 sayılı Kanun'un 295/1. maddesi uyarınca temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin tebliğden itibaren (7) gün içerisinde verilmesi gerektiğinin bildirilmediği gibi bu hususun meşruhatlı tebligat ile de ihtar edilmediği anlaşıldığından, katılan Hazine vekili ve sanık ... müdafiine yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda usulüne uygun şekilde ''5271 sayılı Kanun'un temyiz tarihinde yürürlükte bulunan 295/1. maddesi uyarınca gerekçeli temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin tebliğden itibaren (7) gün içerisinde verilmesi halinde temyiz talebinin incelenebileceği, aksi halde sebep yokluğundan temyiz talebinin reddedileceği'' hususlarını içeren meşruhatlı tebligat ile gerekçeli kararın tebliğ edilmesi,

Diğer taraftan 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10/1. maddesinde yer alan "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır." şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun'un 21/2. maddesi hükmü birlikte değerlendirildiğinde, öncelikle muhatabın bilinen en son adresine tebligat çıkarılması, iade edilmesi durumunda tebligatın MERNİS adresine yapılması gerektiği gözetilmeden, gerekçeli kararın, katılan ...'in bilinen en son adresine çıkartılan tebligatın mercine iade edilmesi üzerine tespit edilen MERNİS adreslerine yeniden tebligat çıkarılmadan, 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca evrakın adresin kapısına yapıştırılarak tebliğ edildiği ancak 6099 sayılı Tebligat Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 9. maddesiyle değişik 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesinde yer alan "(1) Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. (2) Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır." hükmü dikkate alındığında, önceki adresinde bulunamayan muhatabın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresleri olup olmadığı araştırılarak, olmadığının tespiti halinde ancak daha önce usulüne uygun tebligat yapılması şartı ile 35. maddeye göre eski adrese tebliğ işlemi yapılabileceği, bu nedenle tebliğ işlemlerinin usulsüz olduğu nazara alınıp, gerekçeli kararın adı geçen katılana 7201 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak tebliğ edilmesi,

Tüm bunların sonucunda tebellüğ belgelerinin, verildiği takdirde temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçeler ile temyiz ve cevap dilekçelerinin dosyaya eklenmesi,

Hükmün temyiz edilmesi halinde ise bu konuda ek tebliğname düzenlenmesi,

Sonrasında iade edilmek üzere esası incelenmeyen dosyanın Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

Oy birliğiyle, 10.09.2025 tarihinde karar verildi.

***