"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/345 Esas, 2021/542 Karar
SUÇ : Tefecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
20.09.2021 tarihli hükmün katılan ... vekiline 08.10.2021 tarihinde tebliğ edildiği, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından, tebligat yapılan vekilin .... Vergi Dairesi Başkanlığından Ankara Vergi Dairesi Başkanlığına atandığı belirtilerek gerekçeli kararın aynı gün iade edildiği ve 01.12.2022 tarihinde ..... Vergi Dairesi Başkanlığı adına gerekçeli kararın tebliğinin talep edildiği ancak İlk Derece Mahkemesi tarafından yeniden tebligat yapılmadığı, .... Vergi Dairesi, Ankara Vergi Dairesi ve Gelir İdaresi Başkanlığı Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı bulunmakla ayrı tüzel kişiliklerinin bulunmadığı gözetildiğinde, katılan vekilinin 08.10.2021 tarihinde tebliğ edilen hükme yönelik (1) haftalık süreden sonra vaki temyiz isteminin, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin sanık müdafiinin temyiz itirazlarıyla SINIRLI YAPILMASINA karar verilerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 241. maddesinde tanımlanan tefecilik suçunun oluşabilmesi için kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesinin yeterli oluşu ayrıca birden fazla kişiye sistemli olarak faiz karşılığı ödünç para verilmesinin suçun unsuru olarak aranmaması, kişiler arasında doğmuş bir alacak borç ilişkisine dayanmayan kazanç elde etme amaçlı ödünç para verme eylemlerinin tefecilik suçu kapsamında bulunması ve aralarında yakın akrabalık bağı veya iş ilişkisi bulunmayan kişiler arasında günün ekonomik koşulları nazara alındığında yüksek sayılabilecek miktarda paranın karşılıksız verilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmaması, bu bağlamda, sanığın savunmasında kimseye faiz karşılığı para vermediğini, altın sattığını beyan etmesi ve soruşturma aşamasında sanıktan %5 komisyon karşılığında para aldığını beyan eden tanıklardan yalnızca ...'un kovuşturma aşamasında beyanın alınıp ve adı geçenin önceki beyanından dönerek sanıktan kredi kartı ile altın aldığını, para almadığını beyan etmesi, vergi inceleme raporunda ise sanığın 2013 yılında 135.156,73 TL, 2012 yılında 169.407,70 TL, 2011 yılında 133.103,06 TL ve 2010 yılında 4.374,80 TL komisyon geliri elde ettiğinin tespit edilmesi karşısında; maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, sanığın tefecilik yapıp yapmadığı hususunda ayrıntılı kolluk araştırması yaptırılması, duruşmada beyanda bulunan tanık dışında soruşturma aşamasında, sanıktan %5 komisyon karşılığı para aldığını beyan eden kişiler ile POS cihazından işlem yaptıran diğer kişilerin ve sanığın alacaklı olduğu icra takip dosyalarının tespitiyle takip borçlularının tanık sıfatıyla dinlenmeleri sonrasında, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında Malatya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2015 tarihli ve 2014/433 Esas, 2015/787 sayılı Kararı ile 2013 yılında işlediği iddia olunan tefecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Karara suçun mağduru olan ve davaya katılma hakkı bulunan Hazinenin 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesi uyarınca itiraz hakkının bulunduğu ancak Hazineye tebliğ edilmediğinden anılan Kararın henüz kesinleşmediği ayrıca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmekle askıda olan hükümdeki ceza miktarının bu dosyadaki cezadan mahsup edilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.