"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2021/819 Esas, 2023/1384 Karar
SUÇ: İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.04.2021 tarihli ve 2020/289 Esas, 2021/143 Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a-e madde-fıkra ve bentleri gereği beraatine hükmedilmiştir.
B. İstinaf
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 29.11.2023 tarihli ve 2021/819 Esas, 2023/1384 sayılı Kararı ile katılan vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın görevinin gereğine aykırı hareket ettiğine ve üzerine atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine, istinaf sebeplerinin Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından dikkate alınmadığına, kararın bozulması gerektiğine ve sair hususlara yöneliktir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Mersin Barosuna kayıtlı avukat olan sanık hakkında, icra takibini başlatırken diğer çek borçluları aleyhine takip başlatmayarak katılanın mağduriyetine sebebiyet verdiğinden bahisle icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında; sanığın soruşturma aşamasında Adana Cumhuriyet Başsavcılığı Bakanlık Muhabere Bürosu'na gönderilmek üzere Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına 18.07.2019 tarihinde vermiş olduğu dilekçesinde, katılanı süreçten haberdar ettiğine ve diğer borçlulara karşı icra takibi başlatmamasının, katılanın talimatı ve bilgisi dahilinde olduğunu beyan ettiğine dair mesaj ekran çıktılarını dilekçe ekine sunduğunu ve telefonunda da halen mevcut olduğunu beyan etmesine rağmen söz konusu mesaj kayıtlarına dosya kapsamında rastlanmadığı anlaşılmakla, bu hususun sanık ve katılana sorularak gerçekliğinin araştırılması, ibrazı halinde mesaj kayıt ve dökümlerinin alınması, buna ilişkin HTS kaydının istenilmesi sonrasında hasıl olacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi gereği Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.10.2025 tarihinde karar verildi.