"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/517 Esas, 2024/1305 Karar
SUÇ: İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmü kaldırılarak farklı uygulama ile aynı suçtan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama
Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 291/1. maddesinin karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan haline göre temyiz süresi tefhim tarihinden itibaren 15 (onbeş) gün olduğu halde temyiz süresinin kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün olarak belirtilmesi suretiyle sanığın yanıltıldığı anlaşılmakla temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.10.2022 tarihli ve 2021/226 Esas, 2022/282 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62/1, 50/1-a ve 52/2-4. madde ve fıkraları uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası karşılığı 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
B. İstinaf
Sanığın ve katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 15.05.2024 tarihli ve 2023/517 Esas, 2024/1305 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak sanığın 5237 sayılı Kanun'un 257/2, 62 ve 53/1-2-3, 5. maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis cezası karşılığı 3.000,00 TL adli para cezası cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın özen yükümlülüğüne aykırı davrandığına, üzerine atılı eylemin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna, takdiri indirim nedenleri uygulanarak verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine dair kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
Sanığın Temyiz İstemi
Suç tarihi itibarıyla davanın zamanaşımına uğradığına, İş Mahkemesinde görülmekte olan davanın temyiz aşamasında katılanın davayı başka bir vekille devam etmek istediğine, dosya örneğinin imza karşılığı gelen avukata verildiğine, bu durumuna tanık olan büro çalışanını savunma tanığı olarak bildirdiği halde mahkemece reddedildiğine, tanık dinlendiği taktirde suç işleme kastının olmadığının ortaya çıkacağına, eksik inceleme neticesinde usul ve kanuna aykırı olarak verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir,
B. Değerlendirme ve Gerekçe
16.08.2013 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 02.05.2012 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin ve sanığın temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi gereği Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.10.2025 tarihinde karar verildi.