"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/112 Esas, 2024/1040 Karar
SUÇ : Zincirleme tefecilik, 5464 sayılı Kanun'a muhalefet
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlerin kaldırılarak zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın (2709 sayılı Kanun) 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 34/2, 231/2, 232/6 ve 291/1-2. madde ve fıkraları uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, merci, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğunun belirtilmesi karşısında; her ne kadar hüküm sanığın yüzüne karşı verilmiş ise de temyize konu bölge adliye mahkemesi kararının hüküm eteğinde sanık yönünden de 15 günlük temyiz süresinin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren başlayacağının belirtilmesi suretiyle sanığın yanıltıldığı anlaşıldığından, yüzüne karşı verilen hükme ilişkin sanığın 06.05.2024 havale tarihli temyiz talebinin süresinde olduğunun kabulü gerektiğinden, esasın incelenmesine karar verilmiş ve temyiz isteminin reddedilmesi gerektiğine dair tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında yargılama konusu eylem için, tefecilik suçunun suç tarihine nazaran lehe olan 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241. maddesi uyarınca belirlenecek cezasının üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmış, suç tarihi olan 2013 yılı Ocak ayından inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Açıklanan nedenle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün, 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 302/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,08.04.2025 tarihinde karar verildi.