"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59/son ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Siverek 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.03.2024 tarihli ve 2023/311 Esas, 2024/93 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2, 62/1 ve 50. maddeleri gereği 75 tam gün karşılığı 3.750,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmuştur.
B. İstinaf
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 26.06.2024 tarihli ve 2024/1643 Esas, 2024/1863 sayılı Kararı ile hükmün hak yoksunluğu bakımından düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemi
Soruşturma izni kapsamı dışına çıkılarak mahkumiyet hükmü kurulduğu, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak karar verilmesi gerekirken kararın bozularak ilk derece mahkemesine gönderilmesinin hukuka uygun olmadığı, söz konusu bozma kararının yok hükmünde ve olay tarihinden 8 yıl geçtikten sonra yazılı delil ile ispat şartı koşulmasının usule aykırı olduğu, sanığın katılanı bilgilendirdiğini ispatlamak için HTS kayıtlarının istenmesi taleplerinin reddedildiği, böylelikle eksik araştırma ile karar verildiği, sanık ve katılan arasında yapılan avukatlık sözleşmesinin yazılı delil niteliğinde olduğu, sanığın sonradan yeniden ihtiyati tedbir kararları aldığı ve esas hakkındaki davaları açtığı ancak katılanın davaları takipsiz bıraktığı, katılanın sanığa şahsi husumet beslediği, kovuşturmaya konu ihtiyati tedbir kararlarının sanığa usulüne uygun tebliğ edilmediği, gerekçeli kararda zararın ne olduğunun açıklanmadığı, katılanın sanığı azletmediği, birden fazla kez ihtiyati tedbir kararı alınmasında hukuki bir engel bulunmadığı, avukatın belge saklama yükümlülüğünün 3 yıl olduğu ve sair hususlara ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Ankara Barosuna kayıtlı avukat olan sanık hakkında, Hilvan Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/22-23 Değişik iş sayılı ihtiyati tedbir talepli dosyalarında mahkemece talebin kabulüne dair karar verildikten sonra iki haftalık yasal süre içerisinde esas hakkındaki davaları açmayarak uygulanan tedbirlerin kalkmasına neden olmak suretiyle şikâyetçinin mağduriyetine sebep olduğu isnadı ile açılan kamu davasında, sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de; sanık ile katılan arasında imzalanan avukatlık sözleşmesinin konusunun yalnızca tedbir kararı vekalet ücretine ve teminata ilişkin olması, sözleşmede davaya konu tedbir kararlarına ilişkin dosya numaraları yazılarak sözleşme konusunun sınırlandırılması ve sözleşmenin 6. maddesinde "kurum veya iş sahibi tarafından dava açılmaması halinde" ibaresinin bulunması karşısında, kurum veya iş sahibi tarafından dava açılmasının kararlaştırıldığı, bu itibarla sanık avukatın ihtiyati tedbir kararlarının alınmasından sonra esas hakkındaki davaları açma görevinin bulunmadığı anlaşılmakla sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı gerekçelerle mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Adli para cezasının belirlenmesi sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesine hüküm fıkrasında yer verilmeyerek 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca gereği için kararı veren Siverek 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.02.2025 tarihinde karar verildi.