"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2024/2286 Değişik iş
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
... Cumhuriyet Başsavcılığının 11.10.2023 tarihli ve 2023/60437 Soruşturma, 2023/34421 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair Kararına vaki itirazın reddine ilişkin merci ... 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 20.02.2024 tarihli ve 2024/2286 Değişik iş sayılı Kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 20.02.2024’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca 06.03.2025 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.03.2025 tarihli ve KYB-2025/32127 sayılı yazısı ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
A. Kanun Yararına Bozma İstemi:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
''5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin 25.09.2023 tarihli şikayet dilekçesi ile, müvekkilleri ... ve ... yetkilisi olan ...'in ... ... Encümeni'nin 13.01.1992 tarihli ve 101 sayılı kararıyla 557.482,60 metrekareden oluşan 17 adet parsele tekabül eden araziyi, ... ...'nin 64 sayılı meclis kararıyla verilen satış yetkisine istinaden satın alarak 23.01.1992 tarihinde devir ve tescil işlemlerinin gerçekleştirildiği, ancak ... Belediye Başkanlığının Islah İmar Planının iptali talebiyle açılan dava sonucunda imar planının iptal edilmesi neticesinde ... Belediye Başkanlığınca açılan tapu iptal ve tescil davası sonunda, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.09.2005 tarihli ve 2004/833 esas, 2005/567 sayılı kararıyla, söz konusu taşınmazların satışına ilişkin belediye meclis kararının bulunmadığından bahisle müvekkilleri adına kayıtlı olan 17 parsele ait tapu kaydının iptaline ve kök kadastral parsellerine dönülmesine karar verilmesine rağmen ... Tapu Müdürlüğünce anılan Mahkeme kararına aykırı olarak tapuları üçüncü şahıslar adına tescil ettiğinin, bu kez anılan işlemin hukuka aykırı olması nedeniyle ... Müdürlüğünce dava açılması talimatının ardından ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen 28.12.2011 tarihli ve 2009/175 esas, 2011/1021 sayılı kararıyla yapılan yeni tescillerin iptaline ve eski hale iadesine karar verildiği, tüm bu süreçler devam ederken müvekkillerinin 17 adet parseli satın alması nedeniyle 51.559.221,375 Türk lirası ödeme yaptığını ve söz konusu yargılama süreçlerinde ... Belediye Başkanlığınca bahse konu 17 adet parselin satışına ilişkin ... Belediyesinin 64 sayılı meclis kararının kasten Mahkemeye sunulmaması nedeniyle mağdur edilmesi ve büyük bir ekonomik zarara uğratılması nedeniyle ... Belediyesinde çalıştığı beliritlen şüpheliler hakkında soruşturma işlemlerine başlanıldığı, anılan meclis kararı nedeniyle halen ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/370 esas, ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/434 esas ve değinilen yolsuz tescil davaları nedeniyle de ... 4. İdare Mahkemesinin 2023/20341 esas sayılı dosyalarının derdest olduğunun belirtilmesine rağmen hiçbir araştırma yapılmadan şüpheliler hakkında kamu davasının açılmasını gerektirir somut bir delil olmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
Benzer bir olayla ilgili olarak, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 28.04.2022 tarihli ve 2022/686 esas, 2022/4449 karar sayılı ilâmında yer alan "...müştekinin sahibi olduğu taşınmazın üzerine imar mevzuatına aykırı alının ruhsatlar ile inşaat yapıldığı gerekçesiyle idare mahkemesine başvurmasını müteakip, söz konusu taşınmaz hakkında yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, ancak bu karara rağmen halen inşaatın devam ettiğinden bahisle ...... Belediye Başkanı ..... ve belediyede bulunan ilgili personelden şikayetçi olması üzerine yapılan soruşturma neticesinde, E... Cumhuriyet Başsavcılığınca......... gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;........kamu görevlisi olan şüphelilere isnat edilen görevi kötüye kullanma suçunun görev sebebiyle işlenen suç olmasından dolayı haklarındaki soruşturmanın 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkındaki Kanun hükümlerine göre mercinden izin alınmak suretiyle yapılması gerektiği...CMK'nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,'' şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, öncelikle şüphelilerin görevi nedeniyle işledikleri ileri sürülen suçtan dolayı haklarındaki soruşturmanın 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkındaki Kanun hükümleri uyarınca yetkili merciiden soruşturma izni alındıktan sonra yapılması gerektiği cihetle, soruşturma izni alınmadan yazılı şekilde karar verilemeyeceğinin gözetilmemesinde,
Yine, şüpheliler hakkında soruşturma izninin verilmesi halinde ise, yukarıda değinilen ve şikayet dilekçesi ekinde de yer alan tüm bilgi ve belgelerin temin edilerek, yine derdest olduğu belirtilen dosyaların ve karara çıkmış olan ve şikayet konusunun temelini oluşturan ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.09.2005 tarihli ve 2004/833 esas, 2005/567 sayılı dosyasının temin edilerek incelenmesi, gerekli görülmesi halinde dosya inceleme tutanaklarının oluşturulması, yine eksik belgelerin bulunması halinde ilgili kurumlarla gerekli yazışmaların yapılarak eksikliklerin temin edilmesi, şüphelilerin ifadelerine başvurulması gerekirken eksik inceleme sonucu kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, itirazın kabulü ile soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.''
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Şikayetçi ... ve ... yetkilisi ... vekilleri tarafından verilen 25.09.2023 havale tarihli şikayet dilekçesinde; ... ... Encümeninin 13.01.1992 tarihli ve 101 sayılı kararı ile düzenlenen ihalede müvekkil şirketin 17 adet parseli ... Belediyesinin 64 sayılı Meclis Kararı ile verilen satış yetkisine istinaden satın aldığı, 23.01.1992 tarihinde taşınmazların devir ve tescil işlemlerinin gerçekleştirildiği ancak ... Belediye Başkanlığı ıslah imar planının açılan dava sonucu iptal edilmesi neticesinde şikayetçi tarafından geçici olarak ödemenin durdurulduğu, bunun üzerine ... Belediye Başkanlığınca açılan tapu iptal ve tescil davası sonunda ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.09.2005 tarihli ve 2004/833 Esas, 2005/567 sayılı Kararı ile söz konusu taşınmazların satışına ilişkin belediye meclis kararı bulunmadığından bahisle tescili yapılan 17 parselin tapu kaydının iptaline ve kök kadastral parsellerine dönülmesine karar verildiği ancak ... Tapu Müdürlüğünün bu karara aykırı olarak tapuları üçüncü şahıslar adına tescil ettiği, bu kez anılan işlemin hukuka aykırı olması nedeniyle ... Müdürlüğünce dava açılması talimatının ardından ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davada 28.12.2011 tarihli ve 2009/175 Esas, 2011/1021 sayılı Karar ile yeni tescillerin iptaline ve eski hale iadesine hükmedildiği, tüm bu süreçler devam ederken şikayetçinin 17 adet parseli satın alması nedeniyle 51.559.221.375 TL ödeme yaptığı ve değinilen yargılama süreçlerinde ... Belediye Başkanlığınca bahse konu parsellerin satışına ilişkin ... Belediyesinin 64 sayılı Meclis Kararının kasten mahkemeye sunulmamasından kaynaklı ekonomik zarara uğratıldığı iddiası üzerine ... Belediyesinde görev yapan şüpheliler hakkında başlatılan soruşturma da; ... Cumhuriyet Başsavcılığının 11.10.2023 tarihli ve 2023/60437 Soruşturma, 2023/34421 sayılı Kararı ile mahkemenin görüldüğü davada yetkili kurumlarca istenilen belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle mahkemece suç duyurusunda bulunabileceği gibi ... ... görevlileri olan şüphelilerin kasten söz konusu meclis kararını ibraz etmediklerine dair somut bir delil bulunmadığından bahisle verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara şikayetçiler vekilinin itirazı üzerine merci ... 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 20.02.2024 tarihli ve 2024/2286 Değişik iş sayılı Kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği tespit edilmiştir.
5271 sayılı Kanun'un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. Aynı Kanun'un 172. maddesi "(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir...", 173. maddesi“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3) (Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, O yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25.05.2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir..." hükümlerini içermektedir.
Yukarıda yer verilen kanuni düzenlemelerde de belirtildiği üzere Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. Karara itiraz edilmesi halinde itirazı inceleyecek olan Sulh Ceza Hakimliğince, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verilebilecektir.
Bunların yanında 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun'un (4483 sayılı Kanun) 4. maddesinin birinci fıkrasında "Cumhuriyet başsavcıları, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin bu Kanun kapsamına giren suçlarına ilişkin herhangi bir ihbar veya şikayet aldıklarında veya böyle bir durumu öğrendiklerinde ivedilikle toplanması gerekli ve kaybolma ihtimali bulunan delilleri tespitten başka hiçbir işlem yapmayarak ve hakkında ihbar veya şikayette bulunulan memur veya diğer kamu görevlisinin ifadesine başvurmaksızın evrakın bir örneğini ilgili makama göndererek soruşturma izni isterler." düzenlemesi yer almaktadır.
Açıklanan tüm bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, soruşturmanın 4483 sayılı Kanun hükümlerine göre merciinden izin alınmak suretiyle yapılması gerektiği gözetilerek şüpheliler hakkında soruşturma izni talebinde bulunulması, soruşturma izni verilmesi halinde ise şikayet dilekçesi ekinde de yer alan bütün bilgi ve belgelerin temin edilerek derdest olduğu belirtilen dosyalar ile karara çıkmış olan ve şikayet konusunun temelini oluşturan ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.09.2005 tarihli ve 2004/833 Esas, 2005/567 Karar sayılı dosyasının getirilerek incelenmesi, gerekli görülmesi halinde dosya inceleme tutanaklarının oluşturulması, şüphelilerin ifadelerine başvurulması ve olayın aydınlatılmasına yarar tüm delillerin toplanması sonrasında yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verildiği anlaşılmakla kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
II. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. ... 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 20.02.2024 tarihli ve 2024/2286 Değişik iş sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun'un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için soruşturma dosyasının Mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.06.2025 tarihinde karar verildi.