"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/434 Değişik iş
SUÇLAR: Görevi kötüye kullanma, gizliliğin ihlali
İNCELEME KONUSU KARAR: İtirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Adalet Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/1. maddesi uyarınca 14.04.2025 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.04.2025 tarihli ve KYB-2025/49291 sayılı yazısı ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
''Dosya kapsamına göre, Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesince, şüpheli Avukat ...’in eşinin de avukat olduğu, eşinin Avukat ...’i telefonla arayarak yürütülen bir soruşturmada bir şüphelinin ifadesinin alınması sırasında hazır bulunmasını rica ettiği, bunun üzerine Avukat ...’in bahsi geçen şüphelinin ifadenin alınmasında müdafi olarak hazır bulunmak için Tarsus’a ifadenin alınacağı kolluk birimine gittiği ve şüpheliye ailesinin bina dışında olduğunu yani dışarıda beklemekte olduğunu söylediği somut olayda; sanık Avukat ... kendisini tanıtmak için avukat olan eşi tarafından gönderildiğini ve şüphelinin de eşi ile çocuklarının aşağıda olduklarını söyleyerek onların da bilgisi dahilinde müdafisi olduğunu beyan ettiğini savunmuş; bu şekilde gerçekleşen olayda Avukat ...’in ima yollu baskı kurmak suretiyle soruşturmanın seyrini usulsüz olarak değiştirmeye çalışarak görevi kötüye kullanma suçunu işlediği olayda şüphelinin iddia olunan eylemi göz önünde bulundurulduğunda 5237 sayılı Kanun’un 257/1. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunun unsurlarının oluşmadığı, Avukat ...'in ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere, anılan Kanun’un 285/2. maddesinde düzenlenen şekilde gizliliğin ihlali suçunun oluşabilmesi için soruşturmanın tarafı olan kişiler de dahil olmak üzere, öğrenmesi yasak olan kişilerin gizli kalması gereken işlemi öğrenmesi gerektiğinden, somut olayda gizliliği ihlal edildiği ileri sürülen hususların soruşturmanın tarafı olan kişilere karşı gizli tutulduğuna dair alınmış bir karar ve bu yönde yapılmış bir bildirimde bulunmaması karşısında, sanığa yüklenen gizliliğin ihlali suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı sonucuna varıldığından bahisle son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de,
Avukat ...'in; şüpheli ... müdafi sıfatıyla, Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/7666 sayılı evrakı üzerinden yürütülen soruşturmaya istinaden şikâyetçinin emniyette ifadesinin alınacağı esnada, soruşturmanın diğer şüphelileri aleyhine beyanda bulunmasına engel olmak amacıyla şikâyetçiye eşi ile çocuklarının aşağıda olduğunu belirtip ima yollu baskı kurmak suretiyle soruşturmanın seyrini usulsüz şekilde değiştirmeye çalıştığı,
Avukat ...'in; şüpheli ... müdafi sıfatıyla, müvekkili hakkında Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/7666 sayılı evrakı üzerinden yürütülen ve gizlilik kararı bulunan soruşturma sırasında öğrendiği tape kayıtları, kamera görüntüleri ve teşhis tutanaklarına ilişkin bilgileri soruşturmanın diğer şüphelisi ... müdafi Avukat ... ile paylaşmak suretiyle soruşturmanın gizliliğini ihlâl ettiği soruşturma kapsamından anlaşıldığı,
Adı geçen şüphelilerin üzerlerine atılı suçlar ile ilgili mevcut delillerin son soruşturmanın açılması için yeterli olup, delillerin takdirinin de son soruşturma aşamasında davayı görecek olan mahkemesine ait bulunduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir.''
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
Kanun yararına bozma isteminin kapsamı, yaptırımı en ağır suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 285/2. maddesinde düzenlenen gizliliğin ihlali suçu olması dikkate alındığında kanun yararına bozma istemini inceleme görev ve yetkisinin; 28.06.2014 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile değişik 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesi ve Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 23.01.2024 tarihli ve 32438 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 18.01.2024 tarihli ve 2024/1 sayılı kararı uyarınca Yargıtay 12. Ceza Dairesine ait olduğu anlaşılmakla, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli Daireye gönderilmesine,
01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.