"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/615 Değişik iş
SUÇ : Kasten yaralama
KARAR : İade talebinin kabul edilebilir olduğuna
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; Mahalli mahkemece verilen kararın temyize tabi olmasına karşın, kararda "... İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere," denilmek suretiyle tarafların yanıltıldığı, iadesi talep edilen müdafiinin 26.05.2025 tarihli istinaf isteminin temyiz mahiyetinde kabul edilmesi gerektiği, iadesi talep edilen hakkında verilen kararın karar tarihinde yürürlükte bulunan 6706 sayılı Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İş Birliği Kanunu'nun (6706 sayılı Kanun) 18/4. maddesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 285. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, 6706 sayılı Kanun ile Türkiye ve Birleşik Krallık'ın taraf olduğu Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi (SİDAS) hükümleri uyarınca gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
Aydın 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.05.2025 tarihli 2025/615 Değişik iş sayılı Kararı ile ... hakkında kasten yaralama suçundan iade talebinin kabul edilebilir olduğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri:
İadesi Talep Edilen Müdafiinin Temyiz İstemi
Müvekkilinin iade talebine konu suçu 17 yıl önce işlemiş olup bu suç nedeniyle 2008 yılında 6 yıl hapis cezasına mahkum edildiğinden ve cezanın infazı sürecinin 2019 yılında tahliyesiyle tamamlandığından bahisle müvekkiline uygulanmak istenilen ceza infaz sisteminin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırı olduğuna, iadesi durumunda Birleşik Krallık'ta insanlık dışı cezaya maruz kalacağına, talebe konu infaz sisteminin de Birleşik Krallık devleti tarafından değiştirilmiş olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Kraliyet Savcılık Servisinin 29.03.2023 tarihli iade talepnamesi ve iade talebine ilişkin tercüme edilen evraka göre; iade talebinin, iadesi talep edilen hakkında 08.08.2008 tarihinde.... Mahkemesince verilen mahkumiyet kararının infazı sürecinde, evrakta adı geçenin şartla tahliye koşullarını ihlal etmesi nedeniyle cezasının geri kalanının infazı için yapıldığının anlaşıldığı,
6706 sayılı Kanun'un 10/2. maddesindeki "Talep eden devlet hukuku ile Türk hukukuna göre, soruşturma veya kovuşturma aşamasında üst sınırı bir yıl veya daha fazla hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren suçlardan dolayı iade talebi kabul edilebilir. Kesinleşmiş mahkûmiyet kararları bakımından iade talebinin kabul edilebilmesi için hükmolunan cezanın en az dört ay hürriyeti bağlayıcı ceza olması gerekir. İadesi istenen kişinin birden fazla suçu bulunması hâlinde, bunlardan bazılarının cezası belirtilen sürelerin altında olsa dahi birlikte iadeye konu edilebilir." ve SİDAS'ın 2/1. maddesinin son cümlesindeki " İadeyi talebeden tarafın ülkesinde bir cezaya mahkûmiyet hükmü veya bir mevkûfiyet kararı verilmişse, verilen ceza en aşağı dört aylık olmalıdır" şeklindeki düzenlemeler ile iadesi talep edilen ve vekilinin iade talebine konu suç nedeniyle 2008 yılında verilen 6 yıl hapis cezasının infazı sürecinin 2019 yılında tahliyeyle tamamlandığına, 2024 yılında infaz sisteminin değiştirildiğine dair itirazları ve iade talepnamesinde iadesi talep edilenin infaz etmesi gereken bakiye ceza miktarının anlaşılamaması hatta yeniden şartla tahliyesi ihtimalinin de bulunduğunun belirtilmesi, diğer taraftan 6706 sayılı Kanun'un 16/4. maddesinde yer alan "Toplam tutukluluk süresi, kişinin iade talebine konu suçtan dolayı alabileceği veya mahkûm olduğu cezanın infaz süresini geçemez." hükmü ve SİDAS'ın 18/4. maddesinde "Talebin kabul edilmesi halinde talebeden Tarafa teslim mahal ve tarihi ile istenen şahsın iade edilmek üzere ne kadar müddet mevkuf tutulduğu hakkında malûmat verilecektir." şeklindeki düzenleme karşısında tutuklulukta kalınan sürenin iadeye konu kesinleşmiş hapis cezasından düşülmesi gerektiği, iadesi talep edilenin 22.04.2025 tarihinden itibaren ülkemizde tutuklu olduğu göz önüne alındığında, iade talebine konu suç nedeniyle infaz etmesi gereken bakiye ceza miktarının sarih bir biçimde talep eden devletten sorulup ortaya konulmasından sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme neticesinde iade talebinin kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi,
Kabule göre de;
6706 sayılı Kanun'un 5. maddesinde yer alan, "Adlî iş birliği talepleri yerine getirilirken, bu Kanunda ve diğer kanunlarda hüküm bulunmayan hâllerde, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uygulanır." hükmüne aykırı olarak, anılan Kanun'un 15/2. maddesi uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ve iddianame benzeri bir belge olan iade talepnamesine istinaden yürütülüp temyiz incelemesine tabi olan iade yargılamasının esas numarası üzerinden yapılması gerekirken değişik iş numarası üzerinden yapılması,
6706 sayılı Kanun’un 10/4. maddesinde, "İade hâlinde, kişi ancak iade kararına dayanak teşkil eden suçlardan dolayı yargılanabilir veya kişinin mahkûm olduğu ceza infaz edilebilir." şeklindeki düzenleme gereğince iade talebinde teminat yazılı olmadığından iadeye konu ceza dışında başka bir cezanın infaz edilmeyeceğinin kararda belirtilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle iadesi talep edilen müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, kararın 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.09.2025 tarihinde karar verildi.