"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2025/145 Esas, 2025/250 Karar
SUÇ: Dolandırıcılık
KARAR: İade talebinin kabul edilebilir olduğuna
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; iadesi talep edilen hakkında verilen kararın karar tarihinde yürürlükte bulunan 6706 sayılı Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İş Birliği Kanunu'nun (6706 sayılı Kanun) 18/4. maddesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 285. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, incelemenin 6706 sayılı Kanun, Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi (...) ve Türkiye Cumhuriyeti ile Rusya Federasyonu Arasında Cezaî Konularda Karşılıklı Adli Yardımlaşma ve Suçluların İadesi Anlaşması hükümleri uyarınca yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.05.2025 tarihli, 2025/145 Esas ve 2025/250 sayılı Kararı ile dolandırıcılık suçundan iade talebinin kabul edilebilir olduğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
İadesi Talep Edilen Müdafiinin Temyiz İstemi
Müvekkilinin iade talebine konu suçun mağduru olduğuna, kişinin hangi eylemlerden sorumlu tutulduğunun anlaşılamadığına ve adı geçenin iş bu suçu işlediğine dair yeterli, inandırıcı ve somut delil bulunmadığına, ayrıca iadesi talep edilenin 2021 yılından beri eşi ve iki çocuğuyla birlikte Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşadığına, bu nedenle iade edilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Rusya Federasyonu Başsavcılığının 05.03.2025 tarihli ve 81/3-454a-2024 numaralı iade talepnamesi ve iade talebine ilişkin tercüme edilen evrak incelenmekle; iade talebinin, talep edilenin 09.08.2021 tarihinde işlediği iddia edilen dolandırıcılık suçundan başlatılan ceza davası ve tutuklamaya dönük yakalama emrinin infazı için yapıldığı anlaşılmıştır.
Talepname kapsamında Rusya merkezi makamınca, iadesi talep edilenin iadesi durumunda ırkı, etnik kökeni, dini, vatandaşlığı, belli bir sosyal gruba mensubiyeti veya siyasi görüşleri nedeniyle bir soruşturma veya kovuşturmaya ya da işkence veya kötü muameleye maruz bırakılmayacağına, yalnızca iade talebine konu olan suç nedeniyle yargılanacağına, yargılaması sırasında savunma haklarını kullanabilmesi için kendisine avukat yardımı sağlanacağına dair verilen teminatlar ile talepnamenin eki olan belgelerde iade talebine konu eylemlerin ayrıntılarının iade yargılamasının sınırlı kapsamı içerisinde yeterince açıklandığı hususları gözetildiğinde, iaesi talep edilen müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazları reddedilmiştir.
Ancak;
6706 sayılı Kanun'un ''İadenin kabul edilemeyeceği hâller'' başlıklı 11/4. maddesindeki; "İadesi talep edilen kişinin, talep tarihinde on sekiz yaşını doldurmamış olması, uzun zamandan beri Türkiye’de bulunuyor olması veya evli bulunması gibi kişisel hâlleri nedeniyle, iadenin kişinin kendisini veya ailesini, fiilin ağırlığı ile orantısız şekilde mağdur edecek olması durumunda iade talebi kabul edilmeyebilir." şeklindeki düzenleme ve iadesi talep edilen ile müdafiinin, iadesi talep edilenin uzun süredir iki çocuğu ve eşi ile birlikte Türkiye'de yaşadığını, sabit ikametgah sahibi olduğunu, iade edilmesi durumunda telafisi zor sonuçların ortaya çıkacağını beyan etmeleri karşısında, bu hususların araştırılarak sonucuna göre bir değerlendirme yapılmak suretiyle iade talebinin kabul edilebilir olup olmadığına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
09.08.2021 olan suç tarihinin yanılgılı şekilde karar başlığında "2024" olarak gösterilmesi,
Hüküm fıkrasında ... ve 6706 sayılı Kanun yerine Türkiye Cumhuriyeti ile iade talebiyle ilgisi bulunmayan Amerika Birleşik Devletleri Arasında Hukuki ve Cezai Konularda Adli İşbirliği Anlaşmasına ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun mülga 18. maddesine atıf yapılması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle iadesi talep edilen müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, kararın 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
İlk Derece Mahkemesince 6706 sayılı Kanun'un 16/2. maddesi gereğince aylık tutukluluk incelemesi yapılmamış ise de, iadesi talep edilen kişinin üzerine atılı suçun niteliği dikkate alınarak müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.10.2025 tarihinde karar verildi.