"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/2580 Esas, 2022/3297 Karar
KARAR : Esastan Ret / Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ: Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/186 Esas, 2020/261 Karar
Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı ... yönünden davanın reddine, diğer davacılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine ile davacı ... vd. vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine bir kısım davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacı ... yönünden davanın reddine, diğer davacılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine ile davacı ... vd vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda:
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 107.090,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup, bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz.
Mahkemece davacılardan ... dışındaki davacılar yönünden davalı Hazine aleyhine hükmedilen ve reddedilen bedel Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Bu nedenle; davacılardan ... dışındaki davacılar yönünden davalı Hazine ve bir kısım davacı vekillerinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine ile davacı ... vd temyiz edilmekle; davacılardan ... yönünden temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 30.04.2024 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davacı ... vd. vekili Avukat ... ve davalı Hazine vekili Avukat ... gelmiş, aleyhine temyiz olunan davacı ... vd. duruşmaya katılmamıştır.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu ...Mahallesi 21 ada 1 parsel sayılı taşınmazın ...tarafından açılan dava sonucunda kısmen orman, kısmen kıyıda kalması nedeniyle tapusunun iptali ile kısmen orman vasfı ile Hazine adına tescili kısmen tapudan terkini nedeniyle uğranılan zararın işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın talep ve iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davanın zamanaşımı, derdestlik ve dava şartları yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, 1 ve 10 yıllık zamanaşımı süresi içine dava açılmadığını, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesine göre tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan devletin sorumluluğundan bahsedilebilmesi için olay ile zarar arasındaki illiyet bağının kesilmemesi gerektiğini, davacıların Hazine aleyhine alacak davası açma hak ve ehliyetinin olmadığını, dava konusu taşınmazı davacılara satan, devreden kişi veya kişilerin iyiniyetli olmadığını, davanın devreden kişilere yöneltilmesi gerektiğini, ayrıca dava konusu taşınmaz ile ilgili meydana gelen zararın tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... yönünden davanın reddine, diğer davacılar yönünden davanın kısmen kabulüne ve tespit edilen bedelin yasal faizi ile birlikte davalı ... Hazinesinden tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vd. İle davalı Hazine vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; talep etmelerine rağmen faiz hususunda herhangi bir karar verilmediğini, zarar tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayan davacılar bakımından her biri için hükmedilen tazminat miktarı üzerinden ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını talep ederek istinaf yoluna başvurmuştur.
2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın kanunda belirlenen zamanaşımı ve hak düşürücü süreler içinde açılmadığını, 3621 sayılı Kıyı Kanunu uyarınca kıyı çizgisi içinde kalan taşınmazın özel mülkiyete konu edilemeyeceğinden davanın reddedilmesi gerektiğini, davacıların taşınmazı satın aldığı tarihte tapu kaydında "davalıdır" şerhi bulunduğundan tazminat talep edemeyeceğini, aksinin kabul halinde taşınmazın değerinin belirlenmesine esas alınan somut emsalin uygun olmadığını, bilirkişi raporunun hatalı düzenlendiğini, şerefiye payı adı altında bedelin arttırılmasının doğru olmadığını, sundukları emsallerin gerekçesiz olarak nazara alınmadığını, % 40 oranında düzenleme ortaklık payı kesilmesi gerektiğini, bedelin yüksek belirlendiğini, taşınmaz bedelinden hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, ıslah edilen kısım için faiz başlangıç tarihinin ıslah tarihi olması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını talep ederek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/475 Esas 2010/556 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; Orman Genel Müdürlüğü tarafından, tapu maliklerine karşı açılan tapu iptali ve tescil istemli dava olduğu, 21 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 12.117,85 m²lik kısmının orman kadastrosu içinde kaldığı, 2.813,90 m²lik kısmının ise deniz alanında kaldığı gerekçesi ile tamamının tapu kaydının iptaline ve davacı ...adına tesciline karar verildiği, kararın Yargıtay 20. Hukuk Dairesince onandığı ve karar düzeltme yoluna gidilmediğinden kararın 31.03.2017 tarihinde kesinleştiği, davacıların tapu iptal istemli davanın davalıları arasında yer aldığı ve halen malik oldukları, davalı vekilinin iddiasının aksine dava konusu taşınmazın tapu kaydı üzerinde davalıdır şerhinin bulunmadığı, dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planı içinde kısmen kumsal, kısmen kanal ve kısmen orman alanı içinde kaldığı anlaşıldığından arsa niteliğinde kabul edilip, emsal karşılaştırması yapılarak sonuç itibarıyla, belirlenen metrekare birim fiyatının, taşınmazın gerçek değerini yansıttığı ve dava konusu taşınmaz tüm davacılar bakımından aynı olduğundan vekalet ücreti hesabının doğru olduğu, ne var ki gerek dava gerekse ıslah dilekçesinde davacılar vekilinin faiz talebinin bulunmasına karşın bu yönde karar verilmemiş olması doğru görülmeyerek davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, vekalet ücretinin istinaf karar tarihi itibarıyla eksik hükmedildiğine ilişkin bir kısım davacı vekilinin tavzih talebinin de reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine ile davacılardan ... vd vekilleri temyiz itirazında bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hükmedilen bedele karar tarihi itibarıyla 102.142,27 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken daha az vekalet ücretine hükmedildiğini ve Bölge Adliye Mahkemesince tavzih talebinin reddine ilişkin kararın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri
2. 4721 sayılı Kanun’un “Sorumluluk” başlıklı 1007 nci maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
“Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur.”
3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4-383 Esas, 2009/517 Karar sayılı ilâmında tapu işlemlerinin kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilecekleri belirtilmiştir.
4. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca kabul edilen Devletin sorumluluğu, tapu sicilinin önemi ve kişilerin bu sicile olan ... duygularını sağlamak bakımından aynî hakkının saptanması, herkese açık tutulmasında tekel hakkı sağlayan bir sicil olması esasına dayanmaktadır. Bu sorumluluk, asıl ve nesnel (objektif) bir sorumluluk olduğundan zarara uğrayan zararının ödetilmesini doğrudan Devletten isteyebilir.
5. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince açılan davalarda, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır. Zarara uğrayan kişinin gerçek zararı ise tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınacak değerlendirme tarihine göre belirlenecek olup bu tarihe göre tapusu iptal edilen taşınmazın niteliği ve değeri belirlenmelidir. Taşınmazın niteliği arazi ise net gelir metodu yöntemi ile arsa vasfında ise değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması suretiyle gerçek değer belirlenmelidir.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; dava konusu taşınmazı davacılardan ...'ın 1974 yılında taksim suretiyle, diğer davacıların murislerinden intikalen 2008 ve 2015 yıllarında edindikleri, dava konusu taşınmaz hakkında Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/475 Esas, 2010/556 Karar sayılı dosyasında 12.117,85 m²lik kısmın orman vasfı ile Hazine adına tesciline, 2.813,90 m²lik kısmın kıyı kenar çizgisinin kıyı tarafında kaldığından tapudan terkinine ilişkin kararın 31.03.2017 tarihinde kesinleştiği, tapuya kesinleşmiş Mahkeme kararı şerhinin 22.10.2020 tarihinde şerh verildiği ve iş bu davanın 29.05.2019 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır.
3. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak aynı mahalleden ve aynı değerlendirme tarihinde Dairemiz denetiminden geçen metrekare birim fiyatı ile uyumlu olarak değer biçilmesinde ve dava konusu taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, ... vd. ile davalı Hazine vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davacı ... vd. ile Davalı Hazine Vekillerinin Davacılardan ... Dışındaki Davacılara Temyizi Yönünden;
Davacı ... vd. ile Davalı Hazine vekillerinin temyiz dilekçelerinin miktar yönünden REDDİNE,
B.Davacı ... vd. ile Davalı Hazine Vekillerinin Davacı ...'a İlişkin Temyizi Yönünden;
Temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irad kaydedilmesine.
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.