Logo

5. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1871 Esas, 2023/2541 Karar

KARAR : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Aliağa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/81 Esas, 2023/180 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;...Mahallesi yeni 684 ada 3 parsel ( eski 1233 parsel) sayılı taşınmazın "gecekondu önleme bölgesi hudutları içerisinde kalan" taşınmazlara yönelik alınan 24.03.1973 tarihli ve 913 sayılı kamulaştırma kararına istinaden kamulaştırıldığını, davalı idare tarafından taşınmazın tescili istemiyle açılan davanın da kabulle sonuçlandığını, işbu kararın yasal süre içerisinde temyiz edilmediğinden bahisle temyiz talebinin süreden reddine karar verildiğini, böylece kararın şeklen kesinleştiğini, her ne kadar dava konusu taşınmaz usulen kesinleşen mahkeme kararı ile davalı idare adına tapuya kayıt ve tescil edilmiş olsa da kamulaştırma bedelinin hak sahibi olan davacının murisine ödenmediğini, bu durumda usulüne uygun bir kamulaştırma işleminden söz edilemeyeceğini, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek taşınmazın rayiç değerinin tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının hissesine karşılık şimdilik 10.000,00 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz hakkında davalı idare tarafından usulüne uygun kamulaştırma işlemi yapılarak kamulaştırma bedelinin de bankaya depo edildiğini, akabinde taşınmaz maliklerince davalı idare aleyhine tezyidi bedel davası açıldığını; ancak davanın taraflarca takip edilmemesi üzerine açılmamış sayılmasına karar verildiğini, kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğini, kesinleşen kamulaştırma işlemine rağmen taşınmaz maliklerince tapuda ferağ verilmediğinden bahisle, 2942 sayılı Kanun'un 17 nci maddesine dayanılarak tapu iptal ve tescil istemiyle açılan davanın da kabulle sonuçlandığını, işbu kararın da temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğini, kesinleşen kamulaştırma işlemi karşısında açılan eldeki davanın hukuki dayanağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; usulüne uygun yapılan ve kesinleşen kamulaştırma işlemine istinaden dava konusu taşınmazın davalı idare adına tapuya kayıt ve tescil edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar dava konusu taşınmaz usulen kesinleşen mahkeme kararı ile davalı idare adına tapuya kayıt ve tescil edilmiş ise de kamulaştırma bedelinin davacının murisi hak sahibine ödenmediğini, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, taşınmazın rayiç değerinin tespiti ile hissesi oranında davacıya ödenmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin davacının murisi adına bankaya depo edildiği, kamulaştırma işlemine dair noter tebligatının usulüne uygun olarak yapıldığı, dolayısıyla kamulaştırma işleminin kesinleştiği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( 6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2942 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi.

3. Değerlendirme

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***