Logo

5. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/2674 Esas, 2023/465 Karar

KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/488 Esas, 2022/278 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı idare vekili dava dilekçesinde; Manisa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 62 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma bedelinin tespiti ve davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde ... davalı olarak gösterilmiş ise de kamulaştırılan 62 parselde hiçbir hukuki bağı olmayan davalı ...’in pasif husumet yokluğu nedeniyle isminin dava dosyasından çıkartılması gerektiğini, dava konusu taşınmazın yaklaşık 20.000 m² lik kısmı üzerinde 18-20 yaşında Trilye cinsi zeytin ağaçları bulunmakta olup kapama zeytin bahçesi niteliğinde olduğunu, taşınmazın boş olan kısımlarında ise buğday-kavun-kapya biber ziraati yapıldığını, dava konusu taşınmazın 3 adet 2 inçlik artezyen olarak tabir edilen sığ kuyudan elde edilen su ile damlama sulama yöntemiyle sulandıklarını, ... Ticaret Borsasından 2020 ve 2021 yılı Trilye cinsi zeytin fiyatlarını isteyerek buradan elde edilecek fiyatlar üzerinden kamulaştırılan taşınmazın değerinin tespit edilmesini talep ettiklerini, dava konusu taşınmaz bakımlı bir zeytinlik olup ... İlçe ortalamasının en az %50 üzerinde zeytin mahsulü verimi verdiğini, dava konusu taşınmazın yol hizmetinden faydalandığını ayrıca taşınmazın Musaca Mahalle merkezine 2,5 km, ... Mahalle merkezine 1 km, Zeytinlibağ mahalle merkezine ise 3 km mesafede olduğu gibi yerleşim yerlerine de yakın olduğunu, dava konusu taşınmazın ... – Sındırgı anayoluna 10 metre gibi çok yakın bir taşınmaz olduğunu, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedeli hesaplanırken bu hususların objektif değer artırıcı unsurlar olarak dikkate alınarak dava konusu taşınmaza minimum % 40 objektif değer artışı uygulanmasını talep ettiklerini, dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi niteliğinde olduğu dikkate alınarak kapitalizasyon faiz oranının % 4 olarak uygulanması gerektiğini, davacı idarenin vekâlet ücreti isteminin reddine karar verilmesini, kamulaştırılan taşınmazda tesis edilmiş 2 adet 2 inçlik artezyen su kuyusu ile yer altı ana sulama boru sistemi mevcut olup bu 3 adet artezyen kuyu ile yer altı sulama ana boru hattının yapımı için bir bedel ödendiğinden bu boru sisteminin bedelinin de kamulaştırma bedeline eklenmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile derhal davalılara ödenmesine ve dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; üretim masrafı brüt gelirin 1/3'ü olarak hesaplandığından m² birim değerinin yüksek bulunduğunu, dava konusu taşınmazın sulu arazi vasfında olmadığını, resmî veriler dikkate alınarak değerinin yeniden hesaplanması gerektiğini, objektif değer artış oranı uygulanmasının yerinde olmadığını, idare lehine vekâlet ücreti hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda ekonomik değeri yüksek olan trilye cinsi zeytin dikili olup bu hususun dikkate alınmadığını, zeytin veriminin düşük alındığını, münavebeye alınan dane mısır masrafının yüksek belirlendiğini, objektif değer artış oranının düşük belirlendiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden değer biçilmesi gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi kurulu kök ve ek raporunda, taşınmazın 11.820,00 m² sinin sulu arazi, kalan 27.000,00 m²sinin de kapama zeytin bahçesi niteliğinde olduğu kabul edilerek, 2021 yılı ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün arazi olan kısım için buğday, salçalık biber ve dane mısır münavebesi uygulanarak, kapama zeytin bahçesi olarak kullanılan kısım için ise zeytin ürününün var yılı yok yılı yaşaması nedeniyle 2020 ve 2021 yılı zeytin ününü maliyet cetvelindeki verim ortalaması esas alınarak 2021 yılı zeytin ürününe ilişkin maliyet cetveli kullanılarak net gelir hesabı üzerinden bedel tespiti yapan bilirkişi kurulu raporuna göre karar verilmesi ve dava konusu taşınmazın bilirkişi raporlarına yansıyan nitelikleri itibarıyla sulu arazi olarak değerlendirmesi, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmaz yönünden %4 kapitalizasyon faiz oranı uygulanması ve dava konusu taşınmazın konumu, yüzölçümü, bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri ve gelişmişlik durumu dikkate alınarak, tespit edilen metrekare birim fiyatına objektif değer artış oranı ilave edilmesi yerinde görülmüş ise de Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre maliyet cetveline göre bulunan üretim giderinin brüt gelirin %50'sine yakın olması, bu hali ile ekonomik tarım yapılabilmesi için Türkiye ortalamasına göre, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ünden fazla olamayacağını gözetmeden hesap yapan bilirkişi kurulu raporu esas alınarak hüküm kurulmasının doğru olmadığı gibi, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgeden Yargıtay denetiminden geçen dosyalarda objektif değer artışının %40 olarak uygulandığının dikkate alınmaması doğru görülmeyerek yeniden yapılan hesaplama sonucu belirlenen fark bedel depo ettirilip, belirlenen bedel üzerinden ve dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen ...'ın, dava konusu taşınmazda hissedar olmadığı gibi hissedarlardan ... ve ...'ın, dosyada mevcut mirasçılık belgelerine göre de mirasçısı olmadığı anlaşılmakla, bu davalı hakkındaki davanın pasif husumet nedeniyle reddine dair 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin üçüncü alt bendi uyarınca yeniden esas hakkında karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme

Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki Manisa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 62 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalılardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***