Logo

5. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/811 Esas, 2023/1340 Karar

DAVA TARİHİ: 21.11.2017

KARAR : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ:... Sulh Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/937 Esas, 2022/1673 Karar

Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hâle getirme davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.

Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 07.05.2024 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.

Duruşma günü davalı vekili Avukat ... ile davacılar vekili Avukat ... gelmişlerdir.

Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.

Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalının tasdikli imar projesine aykırı olarak 5 nolu bağımsız bölüme ait terası ve balkonu ortak alana tecavüz edecek şekilde büyütüp kapatarak bağımsız bölümüne dahil ettiğini, balkonun altına bir de depo yaptırdığını, ortak kullanım alanı olan bahçeyi çitle çevirerek kendi bağımsız bölümü dışındaki maliklerin kullanımına kapattığını, buradan dışarıya açılan bir kapı yaptırmak suretiyle ortak kullanım alanını sadece kendisinin girip çıkabildiği bir bahçe hâline getirdiğini, yine davalıya ait 5 nolu bağımsız bölüm eklentisi olarak yapılan havuzun projesine uygun olmadığını, projeye aykırı ölçülerde yapılan havuzun kırılarak projeye uygun hâle getirilmesi gerektiğini, davalının projeye aykırı yaptırımlarının... Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğüne bildirildiğini, Müdürlüğün 11.9.2017 tarihli cevap yazısı ile ...'na ait 5 nolu bağımsız bölümde ruhsat ve eki projelerine aykırı olarak eklenti yapıldığının tespit edildiğini ve eklentilerin yıkılması/ruhsatlandırılması için kendisine süre verildiği bildirildiğini belirterek ortak alana müdahalelerinin men ve kâl'ini, onaylı mimari projeye aykırı imalatlarının yıkımı suretiyle projeye uygun eski haline getirilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesiyle özetle;... Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünce imar projesine aykırı olarak söz konusu yapılar yapıldığına ilişkin tespit yapılmış ise de davaya konu edilen yapıların kendisi tarafından yapılmadığını, tapu senedinden de anlaşılacağı üzere 5 nolu parseli mevcut hâli ile 03.01.2014 tarihinde ...'tan satın aldığını, iddia edilen yapıların satın alınma tarihinden önce de mevcut olduğunu, Yönetim Planının eki olan Vaziyet Planında gösterilen fiili kullanım alanına riayet edilerek kullanılması sebebiyle ortak alana tecavüz söz konusu olmadığını, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; bağımsız bölüm eklentisi olan havuzun projeye aykırı olduğunun tespit edildiğini, ancak Mahkemece projeden daha küçük yapıldığı gerekçesi ile bu konudaki taleplerinin reddedildiğini, havuzun projede süs havuzu olarak gösterildiğini, halbuki süs havuzu olmayıp yüzme havuzu derinliğinde olduğunu, yüzme havuzu olarak kullanıldığını, Mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirtmiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu ... köyü 5 parselde kayıtlı 750 m² taşınmaz üzerinde 5 adet bağımsız bölüm bulunmasına rağmen huzurdaki davanın 3 ve 4 nolu bağımsız bölüm malikleri tarafından ikame edildiğini, ancak somut uyuşmazlığın konusunun kat mülkiyetinden kaynaklı olarak ortak alanlara müdahalenin giderilmesi istemi olduğu dikkate alındığında davaya diğer kat maliklerinin de dahil edilmesi gerektiğini, zira somut uyuşmazlığın diğer kat maliklerinin hukukunu da açıkça etkilediğini, 2 nolu bağımsız bölüm maliklerinin de davaya dahil edilmesine ilişkin usulü işlemler yapılması gerekirken bu yöndeki itirazlarının hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, davaya konu taşınmaza ilişkin fiili taksime ilişkin beyanlarının İlk Derece Mahkemesince değerlendirilmediğini, Mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan imalatların ana gayrimenkulün mimari projesine aykırı olduğunun tespit edildiği böylece Mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek ve kararın eksik inceleme neticesinde verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, tarafların kat maliki oldukları ana gayrimenkulde mimari projeye aykırı imalatların eski hâle getirilmesi ve müdahalenin önlenmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası i.le 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun (634 sayılı Kanun) "Ana gayrimenkulün bakımı, korunması ve zarardan sorumluluk" kenar başlıklı 19 uncu maddesi.

3. Değerlendirme

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. 634 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinde; "anataşınmazın ortak yerlerinde kat maliklerinin 4/5'inin yazılı muvafakat olmadıkça tesis ve değişiklik yapılamayacağı" hükmüne yer verilmiş olup, bu muvafakat sağlansa dahi bir bağımsız bölümün niteliğine uygun olarak kullanılmasını engellememesi veya bu tesis ve değişikliğin bağımsız bölüm malikini rahatsız etmemesi Yargıtay uygulamalarıyla kabul edilmektedir.

3. Yukarıda yapılan açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aleyhine temyiz olunan davacılar yararına 21.09.2023 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 17.100,00 TL vekâlet ücretinin temyiz eden davalıdan alınmasına,

Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***