Logo

5. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1384 Esas, 2023/2116 Karar

DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ...

İHBAR OLUNAN : Maliye Hazinesi vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ : 18.09.2015

KARAR : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ :... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/90 Esas, 2021/164 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili ve ihbar olunan vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

İhbar olunan vekilinin kararı temyiz etme hakkı bulunmadığından ihbar olunan vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Davacılar vekilinin ve davalı idare vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davaya konu... ili, ...ilçesi 4430 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırmasız el atılması nedeniyle tazminat isteminde bulunmuştur.

II. CEVAP

Davalı taraf cevap dilekçesi ibraz etmemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda taşınmaza biçilen değerin çok düşük olduğunu, bilirkişi heyetinin emsal aldığı taşınmazda düzenleme ortaklık payı kesintisi olduğunu belirterek hesaplama yaptığını, dava konusu taşınmazları için biçilen değerin aslında 206 TL olduğunu, bu bedelin çok daha farklı bölgelerde tarlalarda objektif değer artışı ile takdir edilen değerlerin bile altında olduğunu, emsal parselde kesinti yapılmadığını, bilirkişilerce resen alınan bu emsal satışın gerçek bedel üzerinden yapılıp yapılmadığının belli olmadığını, bilirkişi raporunda işlenen ...18082 parsel sayılı arsa satışının kıyaslamaya esas alınmamasının hatalı olduğunu, bu emsalin dava tarihine yakın tarihli olduğunu, ancak bilirkişilerin bu emsalin Belediyenin satışı olduğu gerekçesiyle emsal alınamayacağını ileri sürerek kıyaslama emsali olmayacağını belirttiklerini, aksine belediyenin satışının resmi olduğundan ve gerçek bedeli gösterdiğinden emsal alınabileceğini ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.

2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın Üniversitelerine kamu hizmeti görülmesi amacıyla tahsis edildiğini, dolayısıyla kamulaştırmasız el atmanın söz konusu olmadığını, kamulaştırmasız el attıklarını kabul etmemekle birlikte, 18093, 18904, 18076, 18077, 18708 parsel numarasını alan taşınmazların bedelini ödediklerinde mülkiyetinin üniversitelerine devredilmesine yönelik hükme yer verilmediğini, 18093 parsel numarasını alan taşınmazın eğer bedelini ödemek zorunda kalınırsa bedelini ödeyecekleri taşınmazın mülkiyetinin üniversitelerine devri gerektiğini, aksi halde anaparası 3.033.787,44 TL gibi büyük bir bedelin üniversitelerince ödenmesi karşılığında, üniversitelerinin hiç bir kazanım elde edememesinin hukuka ve hakkaniyete uygun düşmeyeceğini, bilirkişi raporunda emsal alınan taşınmazla, dava konusu taşınmazın cinsleri, nitelikleri, imar durumları gibi özelliklerinin birbirine uymadığını, emsal taşınmazın dava konusu taşınmazdan çok küçük olduğunu, bilirkişi raporu hazırlanırken, değerlendirmenin taşınmazın idare adına tescil edildiği tarihin, değerleme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edilmesi gerekmekteyken, davanın açıldığı tarih olan 18.05.2015 tarihi itibarıyla değerlendirme yapıldığını, dava konusu taşınmazın mera vasfında olduğunu, arsa vasfında değerlendirilmesinin elverişli olmadığını, kamulaştırma bedelinin hak sahiplerine ödenip ödenmediği hususunun açıklığa kavuşturulmadığını belirterek kararı istinaf etmiştir.

3.İhbar olunan Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğini, davacılara geçerli bir tebligatın yapılıp yapılmadığı araştırılmadan hüküm verildiğini, bu sebeple davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu taşınmaza ilişkin... Valiliği İl İdare Kurulu'nun 10.12.1975 tarihli ve 3765 sayılı kararı ile kamulaştırmaya konu edildiğini, davacıların miras bırakanı ...'a kamulaştırma bedelinin eksiksiz ödendiğini bildirmelerine rağmen bu hususun dikkate alınmadığını, davacıların taleplerinin hak düşürücü süreye uğradığını belirterek kararı istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın... Üniversitesi Kampüsünün merkezinde kalması, tüm altyapı hizmetlerinden yararlanması, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planına göre Yükseköğretim tesis alanında kalması nedeniyle arsa vasfında değerlendirilmesinde isabetsizlik görülmediği, dava konusu taşınmazın emlak vergilerine esas rayiç değerinin 43,78 TL olduğu, somut emsalin emlak vergilerine esas rayiç değerinin 21,01 TL olduğu, bilirkişilerce taşınmazların konumu ve imar durumu, belediye ve altyapı hizmetleri, ulaşım durumu, sosyal yaşam ve resmi kurumlara uzaklık gibi kriterler puanlanarak yapılan karşılaştırmada dava konusu parselin, emsal taşınmazdan 1,85 kat daha değerli olduğu kanaati ile 2015 yılı için m² birim fiyatının 304,47 TL olarak belirlendiği, somut emsalin gerçek kişiye yapılan serbest bir satış olduğu, Dairede incelenen aynı parselin geldisi olan 2039 parsel için 383,03 TL, yine geldisi olan 2623 parsel için 366,56 TL birim fiyatlarının tespit edildiği, ayrıca Yargıtay 5.Hukuk Dairesi Başkanlığının 2018/6750 Esas, 2019/187 Karar sayılı dosyasında onanan aynı parselle ilgili 2012 yılı itibarıyla 123,00 TL/m² birim fiyatının belirlendiği gözetildiğinde, 2015 yılı açısından belirlenen birim fiyatı açısından uygun olduğu, taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal incelemesi yapmak suretiyle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 nci maddesi çerçevesinde taşınmazın değerini belirlemeleri ve buna göre bilirkişilerin dava konusu taşınmazla emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itibarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek suretiyle her iki taşınmazı kıyaslamak suretiyle dava konusu taşınmazın değerini belirlemelerinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”

3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.

4. 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki ... ili, ...ilçesi 4430 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca tespit edilen bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

A. İhbar Olunan Maliye Hazinesi Vekilinin Temyizi Yönünden;

İhbar olunan vekilinin temyiz hakkı bulunmadığından temyiz dilekçesinin REDDİNE,

B. Davacılar ve Davalı İdare Vekillerinin Temyizi Yönünden;

Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı ve İhbar Olunan Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***