"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2362 Esas, 2024/225 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 15. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/323 Esas, 2021/389 Karar
Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.
Davalı ... vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.03.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü yetki belgesine istinaden davacı vekili Avukat ... ve yetki belgesine istinaden davalı ... vekili Avukat ... gelmiş, diğer davalı vekili duruşmaya katılmamıştır.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının ortak alanlara müdahalesinin önlenerek eski hale getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı GYO ... Turz. Gıda ve İnş. San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu 1 ve 2 nolu bağımsız bölümleri ve bahçe kısımlarının içkili lokanta olarak kullanılmasına tüm kat maliklerinin muvafakat ettiğini, işletmek için de gerekli tüm izinlerin alındığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesine özetle; ortak alan sayılabilecek yerlerde yönetim planına aykırı müdahalenin olmadığını, 1987 yılında kat maliklerinin oybirliği ile aldıkları yönetim planı tadil kararının olduğunu, davacının davayı açmakta iyiniyetli hareket etmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere yapılan imalatların mimari projesine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, onaylı mimari projesine aykırı olarak bahçe bölümüne ilave yapılan 5.95 metre yüksekliğinde ve 11.65 metre boyunda üstü camekanlı yapının; ortak alan olan bina girişinde ve zemin katta ve restoran koridoru olan mekanın bodrum kata inen merdiven sahanlığındaki bodrum katta taşınmaz merdivenine el atılan kısmın ve taşınmaz giriş holü, bodrum kat merdiveni ve arka bahçede davalılar tarafından meydana getirilen müdahalenin meni ile aykırılıkların kal'ine, taşınmazın mimari projesine uygun hale getirilmesine, kararın infazı sırasında 12.10.2020 tarihli bilirkişi raporlarının esas alınmasına, davalılara kararın kesinleşmesinden itibaren dava konusu taşınmazı eski hale getirmesi için 30 gün süre verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; karara esas alınan bilirkişi raporlarında kat malikleri tarafından oybirliği ile alınan kararın dikkate alınmadığını, 23.06.1965 tarihinde 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu (634 sayılı Kanun) kabul edildikten sonra taşınmazın 1967 yıllarında kat malikleri bir araya gelerek kat mülkiyetine geçirilmesine karar verdikleri, kat maliklerinin 27.01.1987 yılında oybirliği ile bağımsız bölümlerin lokanta dahil içkili mekân olarak kullanılabileceği ve ticari nitelikte kullanılabileceğinin kararlaştırıldığını, böylece 1967 yılında kat malikleri tarafından kararlaştırılan yönetim planının tadil edildiğini ve bağımsız bölümlerin ticari nitelikte kullanılabilmesinin önünün açıldığını, tadil planını imzalayanlar ve onaylayanlar arasında davacı da bulunduğundan davacının imzaladığı tadil planına uymakla yükümlü olduğunu, dava açmasının akde vefa ilkesine aykırılık teşkil edeceğini, davacı meri tadil planına göre değil daha önceki tarihli yönetim planına göre arka bahçenin kullanılmamasını talep ettiğini, kaldı ki söz konusu kararın tüm kat maliklerinin iradesinin uyuşması sonucu oybirliği ile alındığını, kanun tarafından karar nisabı olarak 4/5 çoğunluk arandığını, plan tadilinin tüm kat malikleri tarafından imzalandığı nazara alındığında yapılan tadilatların ve inşaai faaliyetlerin her halükârda geçerli olduğunun izahtan vareste olduğunu, uyuşmazlık konusunun1987 yılından itibaren lokanta olarak kullanıldığını ve davacıların tadil planının uygulanmasının devamına zımnen muvafakat verdiklerini, muvafakat neticesinde kat malikleri tarafından tek amacı arka bahçeye çıkılmasına yarayan ortak alanların da kullanılmasına muvafakat verdiklerinin kabul edildiğini, kesin hüküm itirazları bulunduklarını, eski kat maliklerinden ... tarafından, müvekkilin kardeşi ve dava tarihinde Bodrum Kat 1 nolu bağımsız bölüm maliki ... aleyhine açılan aynı konuyu havi davada mahkeme tarafından davanın reddine karar verildiği ve karar Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin 1998/11136 Esas, 1998/12428 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, kesinleşen karar neticesinde lokanta olarak kullanımına izin verilen bodrum kat ve arka bahçede kullanım amacına uygun bir şekilde tadilat yapılmasının bir sakınca bulunmadığına işaret edildiğini, dolayısıyla davanın reddine karar verilmesini, aksi kanaat hasıl olduğunda (Kapatılan) Şişli Sulh Hukuk Mahkemesinin 1997/103Esas, 1998/645 Karar sayılı dosyasının mahkeme dosyası arasına alınmasını talep ettikleri, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı değerlendirme ve tespitler içerdiğini, mahkeme aksi kanaatte ise böyle bir kullanıma davacı da rıza gösterdiğinden davacının da kusuru bulunduğundan davacının payına düşen masrafın da hesaplanması gerektiğini, bina çok eski ve deprem geçirmiş bir bina olup yapılacak olan tadilat ve eski hale getirme işlemlerinin binanın statiğine, sağlamlığına zarar verip vermeyeceği, olası bir doğal afet durumunda yapılacak olan değişikliklerin binanın sağlamlığına etki edip etmeyeceği hususlarının da değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili hakkında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 65 inci maddesi uyarınca kamu davası açıldığını, İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesi 2019/703 Esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda “Yukarıda açıklamalar ışığında gerek 3194 sayılı İmar Yasası ve İmar Yönetmeliklerinin ilgili maddelerine ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kanununa teknik olarak uygun ve fiziki çalışmalarda bulundukları ayrıca Kamuya zarar verecek nitelikte olmadığı…” şeklinde görüş bildirildiğini, söz konusu imalatların 3194 sayılı İmar Kanunu'na uygun olduğunun teknik bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, mahkemelerce alınan raporlar arasında çelişki bulunduğundan hukuk mahkemesinin ceza mahkemesini bekletici mesele yaparak beklemesi gerektiği bu yargılamada alınan rapora aykırı olarak davanın kabulü karar verildiğini belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece, tapu kayıtları, tescile esas mimari projenin getirtildiği, mahallinde uzman bilirkişiler eşliğinde keşif yapıldığı, bilirkişi raporunda; projenin mahallinde uygulandığı ve davalıya ait 1 no'lu bağımsız bölümde projeye aykırı olarak ortak alanlara (bahçe, sığınak, merdiven-asansör, kalorifer dairesi) müdahale edildiğinin tespit edildiği, raporda proje üzerinde aykırılığın işaretlendiği, kat maliki veya kiracının eylemlerine karşı rızası bulunmayan öteki kat maliklerinden her birinin, el atmanın önlenmesi ve projeye uygun eski duruma getirme davası açma hakkı olduğu, kat malikleri ortak yerlerde kullanım hakkına sahip iseler de hiçbir kat maliki bu yerlerden bir bölümünü ayırıp kendi kullanımına özgüleyemeyeceği, davalı ...' un maliki olduğu 1 no'lu bağımsız bölümde yaptığı ekleme ve genişletmelerle ortak alana bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde müdahalesinin bulunduğu anlaşılmakla mahkemece verilen kararda kanuna aykırı bir yön ve mahkeme kararında esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de hatalı bir sonuca varılmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 634 sayılı Kanun'un 19 uncu, 24 üncü ve 33 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Mahkemece mimari projeye aykırı imalatlar tespit edilmiş olup eski hale getirme işlemlerinin binanın statiğine zarar verip vermeyeceği hususu değerlendirilmemiştir. Dava konusu taşınmazla ilgili statikten anlayan uzman inşaat bilirkişisinden yapılacak olan eski hale getirme işlemlerinin binanın statiğine zarar verip vermeyeceğinin tespiti yaptırılarak Kültür Varıklarını koruma kuruluna da eski hale iade hususunda görüş sorularak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a ödenmesine,
Davalı ...'dan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.