Logo

5. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1017 Esas, 2024/326 Karar

KARAR : Esastan ret/Yeniden esas hakkında verilen karar

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 32. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/636 Esas, 2023/214 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ilçesi, 326 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Değirmenüstü Enerji Üretim Ticaret ve Sanayi A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın konumu itibarıyla gerçek bedelinin kamulaştırma bedeli olarak tespitini ve parselin 22.471,27 m²lik kısmı kamulaştırılmakta olup kamulaştırmadan arta kalacak olan 7.328,73 m²lik kısmının bağımsız olarak imar ve inşasının rantabl olarak gerçekleşmeyeceği düşünüldüğünde arta kalan kısımda değer düşüklüğünün hesaplanmasını talep etmiştir.

2.Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın konumu itibarıyla gerçek bedelinin kamulaştırma bedeli olarak tespitini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ile davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; emsal incelemesinin usulüne uygun yapılmadığını, emlak vergisi rayicine göre kamulaştırma bedelinin yüksek hesaplandığını ileri sürmüştür.

2. Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; 2019 yılı değerlendirme tarihi iken 2023 yılında ödeme kararı verildiğini, enflasyon nedeniyle hesaplanan bedelin taşınmazın gerçek bedeli olmadığını ileri sürmüştür.

3. Davalı Değirmenüstü Enerji Üretim Ticaret ve Sanayi AŞ. vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaza rayicine göre düşük bedel takdir edildiğini, Anayasal gerçek karşılık ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

4. Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; 2019 yılı değerlendirme tarihi iken 2023 yılında ödeme kararı verildiğini, enflasyon nedeniyle hesaplanan bedelin taşınmazın gerçek bedeli olmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlıkta; taşınmazın değerlendirme tarihinin dava tarihi olan 11.01.2019, Kamulaştırma bedelinin yatırıldığına dair dekontun dosyaya ibraz edildiği tarihin ise 15.02.2023 olduğu ve Mahkemece kamulaştırma bedelinin ödenmesine 21.03.2023 tarihinde karar verildiği, değerlendirme tarihinden sonra geçen uzun süre ve enflasyon oranları nazara alındığında, idarece depo edilen bedelin taşınmazın gerçek karşılığı olamayacağı herkesçe bilinen ve ispatı gerekmeyen bir husus olduğu, bu aşamadan sonra usul ekonomisi ilkesi gereği yargılamaya devam edilmesi, adalete ve gerçek bedele ulaşmaya hizmet etmeyeceği gibi davalı tarafın da idarece kamulaştırma bedelinin bu aşamada depo edilmesine muvafakat etmediklerini beyan ettikleri de gözetilerek mahkemece mevcut dosya kapsamı itibarıyla Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararları doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulü yönünde hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmeyerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedeliin bankaya bloke edildiğini, usul ekonomisi ve davanın geşdiği aşama gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurulmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme

Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespitiistemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası.

3. Değerlendirme

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Tespit edilen kamulaştırma bedelinin bloke edilmesi için davacı idare vekiline usulüne uygun verilen süreler içerisinde kamulaştırma bedelinin depo edilmediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile ilgili hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***